Ilık bir rüzgar tenime dokunarak geçerken gözlerim sallanan selvi ağaçlarına kayıyor. “Ne hoş bir sallanış” diye düşünüyorum, kıvrımsız dümdüz bir ağacın bu denli salınmasını, rüzgarla dansını izliyorum. Oldukça geniş olan bu bahçenin içinde, karşımda tüm asaletiyle bir aristokrat gibi dikilmiş beton ve parıldayan gri camlardan oluşan binaya bir sürü insan girip çıkıyor. Kimisi ayakta, kimisi benim gibi banklara oturmuş bekliyor. “Ben neden buradaydım burası neresiydi?” diye düşünerek  beynimi zorluyor, etrafı izlemeye devam ediyorum. Ayakta olan ve birbirleriyle şakalaşan iki genç kız takılıyor gözüme. Nasılda kıkır kıkır gülüyor zayıf ve sıska olanı,  kulağında kocaman bir küpe kulak memesini şarkıtmış umurunda bile değil. Küpelerini göstermek istercesine saçlarını kulaklarının arkasına atıyor, ayağına geçirdiği babet ile uyumlu mavi bir gömlek giymiş. Mavi, gökyüzü mavisi hem de. Evet gökyüzü mavisini, gökyüzünün kendisini seviyorum bu yüzden kafamda net olmayan renkler içinde gökyüzü mavisi olduğuna karar veriyorum. Diğer genç kıza bakıyorum o da el ve kollarını sallayarak kendince bir şeyler anlatıyor. Üstündeki  entari,  küçük motifler işlenmiş sarımtırak bir renge sahip güneşi andırıyor evet güneş gibi ama lekeli bir güneş bu “acaba güneşi karıncalar mı istila etmiş?” diye düşünüyor arsızca gülümsüyorum. Az önce rüzgarın cazibesine kapılıp dans eden ağaçlar, öfkeyle sert bir kavgaya tutuşuyor; rüzgar sert estikçe ağaç daha hırçınlaşıp sağa sola savruluyor küçük bir çatışma sonrası rüzgar huşu içinde ağacı terk edince ne dans kalıyor ne kavga.

İkisi de unutulup gidiyor…

Uzaktan gelen ve kulağımı sağır eden bir ses yankılanıyor tüm bahçede, bir telaş içinde insanlar bir yandan o yana koşturuyor, koca bir araç bağrından bir türkü yankılana yankılana giriyor. Arka arkaya  gelen araçlar park ediyor bahçenin dört bir yanına,  araçlardan inen ne idüğü belirsiz insanlar çıkıyor, gürültü üstüne gürültü kopuyor. Bahçeye gelen ve bir infial yaratan araç bir ambulans, evet bu bir ambulans! Kazada yaralanan genci kalabalıkların içinden sıyırıp sedyeye alıyorlar. İşte o an içinde bulunduğum bahçenin bir hastane bahçesi olduğunu anlıyorum. “Peki benim burada ne işim vardı, buraya neden gelmiştim?” diye düşünerek beynimi zorluyor,  gördüklerimin beni baştan çıkarmasına izin veriyor, bilinçaltımın bu durumdan hoşnut olduğunu  fark etmeksizin irdelemiyordum. Hastanedeki bu büyük hareketlenme bir kaç dakika sürüyor sonra herkes olduğu  yerden devam ediyor sanki o dehşet anlar hiç yaşanmamış gibi unutulup gidiyor…

Ben olduğum yere çivilenmiş gibi hiç hareket etmeden oturuyorum.Yüzümü görme isteği duyuyor bir ayna bulurum umuduyla elimi cebime atıyorum ama ne bir ayna ne bir telefon hiç bir şey bulamıyorum. Bir an midem bulanır gibi oluyor derin bir nefes alıyorum fakat aldığım nefeste tiksindirici keskin bir koku burun deliklerimden girip ciğerlerime iniyor. Ben bu ızdırapla  debelenirken az önce tenimi okşayan rüzgar bu sefer jilet gibi değiyor, kesiyor ve usulca çekip gidiyor. Bahçedeki insanlardan yardım istemeyi düşünüyorum ama bahçede yalnız olduğumun farkına varıp dehşete kapılıyorum. “Bunca insan bir anda nereye kaybolur?”

Az önce gözümün önünde duran genç kızlar, içeri girip çıkan insanlar, sağ tarafta simit, ayran satan yaşlı amca, birbirleriyle oynaşan rüzgar, gökyüzü hepsi ortadan kayboluyor. Derin bir nefes almak için başımı kaldırdığımda güneşin yerini kasvetli bir havanın aldığını görüyorum. Gözüm güneşi, gökyüzünü arıyor. Üstüme abanan gri bulutlar dışında hiç bir şeyi göremiyorum. Sağ taraftan geldiğini hissettiğim bir hışırtıyla irkilerek gözüm sesin geldiği tarafa doğru kayıyor. Az önce etrafında kimse yokmuş gibi sakil bir tavırla telefonda sesli  bir şekilde video izleyen adamı görüyorum. Küçük bir heyecana kapılıp “herkes nerde?” diye soruyorum. Gençken geniş olduğunu tahmin ettiğim kırışmış yüzü, burun deliklerinden fırlamış ak kılları, ağzında takırdayan protez dişleriyle, az önceki neşeli halinden eser kalmayan donuk bakışlarla, gözlerini gözlerimin içine dikerek “ Herkes unutup gider!” diyor.

 “ Her şey unutulup gider!..”



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz