Hatay’ın somut olmayan kültürel mirası kapsamında bu efsane ve yaşanmış olaylar daha dikkatli ve özenli bir şekilde derlenerek Hatay’ın tanıtımı amacıyla değerlendirilebilir.

Hatay’da yaşanmış olaylar veya söylenen efsaneler Hatay’da çocuklara verilen isimlerden halk inanışlarına kadar bireysel ve sosyal yaşamımızın tüm alanlarına etki eder. Ama bunlar genellikle hep sözel olarak kuşaklardan kuşaklara aktarılır. Ya da yazılı olarak kayıt altına alır. 

Hatay’ın somut olmayan kültürel mirası kapsamında bu efsane ve yaşanmış olaylar daha dikkatli ve özenli bir şekilde derlenerek Hatay’ın tanıtımı amacıyla değerlendirilebilir.

Örneğin: inancı ile sabrı (cüzam olunca halkı tarafından dışlanır) ve fedakârlığı ile Hatay’ın medeniyet tarihinde dolayısıyla kültüründe önemli bir yer tutan Habib-i Neccar. 

Roma döneminde tapınak, Bizans döneminde kilise ve İslamiyet döneminde de camiye çevrilen Habib-i Neccar Camisi altındaki üç mezardan birinde yatan Habib-i Neccar’ın kişiliği Hatay için bir tanıtım fırsatı olarak değerlendirilebilir.

Hazreti İsa’ya inanların ilk defa Hristiyan olarak adlandırıldıkları, Kudüs dışında ilk defa Hz. İsa’nın on iki havarisinden biri olan St. Pierre, yayıldığı yer olması ve Anadolu’da ilk mağara ve Aziz Petrus’un ilk vaaz verdiği kilise Saint Pierre Kilisesinin olduğu Hatay için bu büyük tanıtım avantajıdır. Hem Hristiyanlık ve hem de İslamiyet açısından önemli bir yer tutan Hatay’ın Yahudilikte de önemli bir yeri vardır.

Hz. Musa ile Hz. Hızır’ın bir dağa çıkıp Hz. Musa’nın su içmek için asasını toprağa sapladığı yerde asanının yeşerip bir fidan haline geldiği yerde günümüze kadar gelen Musa ağacının efsanesi binyıllardır yaşar. 

Her mevsim yeşil kaldığı için yaşamın kaynağı ve ölümsüzlüğün simgesi olan defne ağacı da bir efsanede kendine yer bularak Hatay’ın medeniyet tarihine geçmiştir.

Kendisine sahip olmak isteyen Apollon’dan kaçan peri kızı Defne artık Apollon’dan kaçma imkânı olmayınca ayağı ile toprağı kazıyarak: “Ey toprak beni sakla, “ diye acıyla haykırır ve kendisine acıyan toprak ana onu hemen bağrına saklar. Toprağın bağrındaki Defne’nin ayakları kök, kolları dal, gövdesi ağaç ve saçları ise defne ağacının yaprakları olur. Defne’nin göz yaşları ise gürül gürül çağlayan bir şelaleye dönüşür.

Bu olanlara şahit olan Apollon Defne’nin hatırasını yaşatmak için başına Defne yapraklarından bir taç yapar. Ve bu gelenek haline gelir. Ancak bu tacı sadece çok büyük savaşçılar, müzisyen ve şairler takabilir. 

Bu değerlere ilişkin tüm veriler kayıt altına alınarak yerel medya kuruluşları ile yayıncılar tarafından belgesel, film, müzik parçası ve edebi eser olarak değerlendirebilir.



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz