Sadakatini seyrettiğim gözlerini göremez oldu gözlerim... limana demir atışımın her anında ıslak gözlerin geliyor aklıma; sonra hafiften esen rüzgarla yanımda oluveriyorsun... sahilde anlattığın o hikayeyi unutmadım:...

Eyaz’a nazar değmişti, hastalandı, nihayet padişahın gözünden uzaklaştı.   kudretsiz bir halde yatağa düştü. belalara, eziyetlere uğradı... sultan mahmut’a haber gelince padişah bir hizmetçi çağırdı. dedi ki; “hemen eyaz’ın yanına git, ona tarafımdan de ki: -ey padişahtan ayrı düşen, ben senin derdinle, senin zahmetinle baş başayım... ben mi hastayım? bedenim sevgilimden ayrı düştü ama iştiyaklar çekerken canım ona yakın. sana candan müştakım, iştiyaklar çekmekteyim... bir an bile senden ayrılamıyorum. nazar sana bir kötülük etti senin gibi bir nazenini hasta düşürdü-  bunu dedi ve hizmetçiye; “hadi çabuk git, ateş gibi git, duman gibi gel! sakın yolda eğlenme... su gibi göz yumuncaya kadar git, şimşek gibi koş... yolda bir an bile eğlenirsen sana iki cihanı dar ederiz” dedi...

Zavallı hizmetçi hemen yola düştü, yel gibi koşup tozarak eyaz’a ulaştı... bir de ne görsün... padişah, eyaz’ın yanında oturuyor. işin ilerisini düşünen aklı, ıstıraplar içinde kaldı. eli ayağı titremeye başladı. sanki daimi bir hastalığa tutulmuştu. (padişahla nasıl başa çıkarım, şimdi benim kanımı dökecek.) dedi. ant içerek, “yolda hiçbir yerde ne durdum, ne eğlendim padişahım benden önce nasıl geldi... buna zerre kadar aklım ermiyor” dedi. “padişahım ister inansın isterse inanmasın, eğer bir kusurum varsa kâfir olayım” demeye başladı... padişah dedi ki; “sen bu işte mahrem değilsin, nereden anlayacaksın. aramızda gizli, kimsenin bilmediği bir yol var... onu (eyaz) görmedikçe bir an bile rahat edemem. onun için her vakit o yoldan gelirim. alemde bunu kimsecikler bilmez. aramızda pek çok gizli yollar vardır... canımızda nice sırlar vardır... zahiren onu sorar, ondan haber almak isterim ama hakikatte onun ne halde olduğunu bilirim ben. görünüşte gence, ihtiyara sorar, soruştururum ama hakikatte canım, sevgiliyle beraberdir...

tatlı gülüşünün unutulmaz sanı olan ferli bakışının, saçlarının misk-i amber kokusunu özledim diyorum ara sıra; öyle mi? özlenmez mi? özlemek ayrı şey seninle her anımın bir olması apayrı...

Zahirde içim içime sığmaz gibi ancak aramızda binlerce mil varken odanda olmamım sırrı nedir? hakk adına sevdik. hakk adına dokunduk. hakk adına ayrıldı bedenler...

Bedenler bırak ayrı kalsın istediğimiz an ayrı yerde gönül gönüle olabilmek hakk katındadır. hakk bilirsen her şeyi, ayılık mı olur? bugün sarayburnu soğuk ama yanımda sen varsın içim sıcacık... kollarım boş ama seni okşuyor sert esen lodos, sımsıkı sarılmışız kopmaz parçalar gibi...

 



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz