Ekonomi ile aram iyi değildir.

Ama hep takip ederim.

Ay sonu geldiği zaman işte o zaman anlıyor insan ekonominin ne olduğunu.

Aldığım ücret ertesi güne kadar cebimde kalırsa, inanın rahat uyuyamam.

Gideceği yeri biliyor çünkü.

Yazsam mı, yazmasam mı?

Elektrik, Su, Telefon, Aidat, İnternet, Doğalgaz, Eğitim, Gıda, Market harcamaları vs…

Her birini ayrı ayrı fiyatlandırdığınızda önünüze ne çıkıyor bakalım?

Bir hesaplayın.

Ama mümkünse zamsız hali ile hesaplayın.

Alınterini geçinmek için ömrü boyunca harcayan Asgari Ücretli emekçi ne yapacak!

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ekonomisinin yüzde 21 oranında büyüdüğünü açıkladı.

İnanın bir o kadar sevindim ki, keşke sevinmeseydim.

Ekonomi büyüyor ise;

İşsizlik olur mu?

Döviz kurları yükselir mi?

Borç artar mı?

Geçim sıkıntısı yaşanır mı?

Gerçekten bu soruların cevabını verebilen var ise, onu dinlemek isterim.

*

İşsizlik dedik.

Biter mi?

Biteceğini ben sanmıyorum.

Çünkü işsizliğin olması birilerinin her zaman yararınadır.

Nemalanacaklar.

Nemalansınlar ki, kendi saltanatları bozulmasın.

Resmi rakamlar açıklandı.

Türkiye genelinde toplamda 3 milyon 965 bin kişi oldu.

Bunlar sadece kayıt altında olanlar.

Kayıt altında olmayanlarla birlikte 10 milyona yaklaşır bu rakam.

Peki, bu işsizliği yok edecek sistem var mı bu ülkede?

Elbette vardır.

Nedir diye sormayın?

Yazarsam siyaset yapıyor derler.

*

Döviz Kurları dedik.

Fazla alanıma girmiyor.

Lakin takip ettiğimi yazdım.

Bazen arada sırada ekonomi haberlerini takip ederim.

Çünkü hepsi birbirine bağlı.

1 Euro 11 lira bandına doğru tırmanırken, 1 ABD Doları 9 lirayı gördü!

Peki, bu hayra alamet midir?

Halen sessiz mi kalacaksınız?

Bir başbakana yazarkasa fırlatıldı bu ülkede, bunları gördük.

Sırf dolar artışından dolayı.

2001 yılında 1 buçuk lira olan 1 ABD Doları şimdi ise 9 lira bandında!

Borcu olanlar nasıl ödesin borcunu!

Varın siz düşünün.

*

Borçlar artar mı dedik.

Borcu olmayan insan yok.

Benim borcum yok diyen insan mutlaka yalan söyler.

Gerçeği saklamak adına, günlük hayatının ilerlemesi için öyle söyler.

Hadi diyelim ki maddi anlamda yok, manevi anlamda borcu vardır.

Yani kendisini yoktan var edene bir can borcu vardır.

Döviz kurlarının artması dolayısıyla elektrik, su, telefon, internet, gıda ve market daha sayamadığım giyim ve üretim alanında ne üretiliyorsa hepsine yansır.

Fırından aldığınız ekmeğe bile yansır.

Size bir sır vereyim mi?

1 ABD Doları arttığı gün, cebinizdeki paranın nereye gittiğini sorgulayın.

Göreceksiniz ve bulacaksınız.

Birileri çıkıp diyebilir “Dolar ile mi maaşını alıyorsun?”

İşte bu sorunun cevabını vermek size kalır.

*

Geçim sıkıntısı dedik.

Asgari Ücretlilerden başlayalım.

Ne kadar?

2 bin 825 lira.

Bu rakamı alan var mı?

Benden duymuş olmayın!

Yok…

Altında dahi çalışan var.

Sırf Asgari Ücret aldığı için, ömür boyu bunu çekmek zorunda olduğu için rızık uğruna birilerine boyun eğiyor.

Rızkı veren Allah’tır.

Kula ne ola ki!

Ama bir yandan bu emekçileri tebrik etmek lazım.

Bir asgari ücret ile evini geçindirebiliyor.

Bence bu yıl Nobel ödülü verilecekse Asgari Ücret ile geçinen tüm aileler adına bir kişiye verilsin.

İnanın her şey daha çok değişir ülkede.

Bir ülkenin borç içerisinde yüzen emekçileri var ise geçim için kendini alınterine adayan emekçilerin bir gün isyan etmesi kaçınılmazdır.

Bu ülkede eğer işsizlik sorununa çare yok ise, geçim sıkıntısına çare yok ise, döviz kurları karşısında milli paramız eriyor ise, borç artmasına çare yok ise, ekonomi neden artıyor?

Anlayan var ise bilgilendirsin beni.

Devletimizin milli parası olan Türk Lirası’nın 1 ABD Doları karşısında erimesi ne anlam ifade eder, bir kez daha sorgulayın derim.

Bir kez daha ben buradan yazıyorum, “DOLAR 9 LİRA OLUR MU?”

 



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz