Ülkücü, gerçekleri anlamak, bilmek ve öğrenebilmek için uzakta olabilecekleri yakından görebilme, yakındakilere ise uzaktan bakabilme ferasetine ve donanımına sahiptir!

Ülkücü, hem başkalarını hem de kendini bilmesi gerektiğini idrak ederek çevresindeki olaylara hem geçmişin bilgisiyle hem günün işaretini okuyarak geleceğe bakar!

Ülkücü, milletlerin başkalarını bilmeyip, kendini bilirse bir kazanıp bir kaybedeceğine; ne kendini ne de başkasını bilirse girdiği her savaşta tehlikeye gireceğini inandığından hem kendini hem de başkalarını bilme ferasetine sahiptir!

Ülkücü, Türk devletinin Mete Han tarafından, M.O. 209 yılında ordu-devlet anlayışıyla kurulduğundan egemen bir devletin ancak askeri varlıkla şekilleneceğine ve devam edeceğine inanır!

Ülkücü, milletlerin ekonomik, siyasal, sosyal, bilim ve teknik zorunlulukları yerine getirerek bir araya gelip belli bir coğrafyada kümelendiği bilinciyle hareket eder, endüstride ve teknolojide dünyanın en ön safında yer almak için çalışır!

Ülkücü, bir milletin dünya coğrafyasında diğer milletlerden daha etkin olmadığı takdirde başka milletler tarafından parçalanarak asimilasyona uğrayacağını bilir ve bu nedenle, medeniyetine, kültürüne ve diline sahip çıkar!

Ülkücü, diğer milletlerle anlaşabilmek için kendi kültürünün ve diğerlerinin yanında başkalarının da kültürlerini ve değerlerini tanıması gerektiğini kabul eder; ancak, millî karakterini korumak için de kendi kültürünü, diğerlerini diğerlerinin üstünde tutar!

Ülkücü, bu amaçla; “Hun Devleti”; “Kök-Türk Devleti”, “Uygur Devleti”, sonrasında Türk-İslam Devletleri yapısında kurulan; “Karahanlı Devleti”, “Çağatay Devleti”, “Büyük Selçuklu Devleti”, “Anadolu Selçuklu Devleti” ve “Osmanlı Devleti” döneminin tarihsel ve kültürel zemininde Baltık’tan Çin Seddi’ne kadar geniş bir coğrafyada oluşan Türk-İslam medeniyetine ve kültürüne sahip çıkar!

Ülkücü, “Bulgarlar”, “Finliler” hatta “Kızılderililer”, “Kumanlar”, “İskitler”, “Traklar”, “Hunlar” (Macar), bir kısım “Tatarlar”, “Rus” ya da “Rum” olarak görülen Ortodokslar Türk’tür; ancak bugün Türklüklerinden bahsedilememektedir bu nedeni İslam olmamaları olduğunu bilir ve kabul eder!

Ülkücü, günümüzde; Türkiye’de dış güçler ve içteki uzantıları yoğun psikolojik ve kültürel savaş ile İslam’ı Türk kimliğinden soyutlama mücadelesi verdiğinin farkındadır; bu nedenle bununla mücadele eder!

Ülkücü, Türklüğümüzü İslam’ın Hanefi ve Sünnî akidesi sayesinde muhafaza ettiğimizin idrakinde, bu yolun Hz. Resûlullah’ın yolu olduğunu kabul eder; bu nedenle, “Gönenli Mehmet Efendi”nin teşvik ve gayretleriyle günümüze intikal eden “Ehlisünnet” itikadına ve “Hanefi” mezhebine bağlıdır, ancak diğer mezheplere hoş görüyle bakar!

Ülkücü, Orta Asya Türk devletlerinin, 70 yıllı aşkın “Marksist” Sovyet rejimine karşı ayakta kalmasını sağlayan gücün sadece İslam ve Türklük olduğunun farkındadır!

Ülkücü, Türkiye’nin çağdaş küresel bir devlet yapısında ve bunun için gerekli tarihi birikime ve dinamizme sahip olduğuna inanır; ancak Türkiye’nin, dünyadan ayrı kalamayacağından devletin kendi değerlerini çağın değerleriyle bütünleştirerek, insanına huzuru ve mutluluğu sağlayacak ortamı yaratmaya adaydır!’

Ülkücü, Türk Milletinin kendi değerleri ile bilgi çağının değerlerini içselleştirerek, bilgi cağının teknolojilerinden yararlanarak varlığını koruması ve geliştirmesi gerektiğine inanır!

Ülkücü, Türk Solunun halktaki ve dünyadaki gelişmelere karşı kısır politikalarını, tarih, inanç ve milli kültüre yabancılığını bir tarafa bırakarak Atatürk milliyetçiliğine ve kurucu ilkelere bağlılığını gerçekçi olarak göstermesini bekler!

Ülkücü, Türk Solunun çağımızı ve günümüzü iyi algılayıp Türkiye’ye karşı geliştirilen her türlü tuzağa karşı; özellikle, dünya ile arasının açık olduğu meselelere karşı birlikte tavır sergilemeleri gerektiğine inanır!

Ülkücü, Türk Solunun bir an önce unuttuğu emperyalizme karşı tavrını hatırlayarak emperyalist bir takım ülkelerin kuklası olan FETÖ’ye, PKK’ya karşı, emperyalist güçlerle mücadele edenlerle aynı tavrı takınarak aynı safta yer alması gerektiğine inanır!

Ülkücü, Türkiye’de kendilerini ait oldukları birlikten ayırarak; bugün kurdukları partilerde kendilerine sağcı, muhafazakâr hatta ülkücü ve İslamcı görüşe ait olduklarını söylemelerine rağmen, içlerine düştükleri siyasî girdapta, kendilerinden beklenmeyen davranışlar sergileyen bazı değerlerimizin popülizmden, sığlıktan kurtulması gerektiğine ve aynı şekilde FETÖ’ye, PKK’ya karşı gerçek bir duruş sergilemeleri gerektiğine inanır!

Ülkücü, medyada konuşan ve siyasi görüş farklılığına sahip aydınların da aynı duruşu sergilemesi gerektiğine inanır!

Ülkücü, Türk Sağı, Türk Solu ve siyasi görüş ayrılığına sahip aydınların derin kamplaşmalarının bir an önce sonlandırılması gerektiğine inanır!

Ülkücü, bütün siyasi partilerin; Türk milletinin menfaatlerini gözetmek amacıyla bir araya geldikleri takdirde, Türkiye’nin yeni yüzyılın onurlu-güçlü ülkesi olması konusunda gerekli adımları atarken here türlü güç ve güçlüklerle kolay başa çıkacağını ve bu yüzyılı “Türk Çağı” yapacaklarına inanır!



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz