Sevgili okurlar,

Herkes,kendi yaşadığı ömrün film şeridini şöyle bir geriye sarıp tekrar seyrediverse,öyle inanıyorum ki yaşamak ve görmek istemediği,eksik ve yanlış öğrendiği o kadar çok şeylere şahit olur ki,sebep olanlara sitem etmekle kalmadığı gibi,gerilen yüz hatlarında kızgınlığının nakış nakış izleri belirir.

İşte kızgınlığa sebep olan hususlardan biri de Büyük Önder,Dünya Lideri,Eşsiz Devlet Adamı Mustafa Kemal ATATÜRK’ün halka yanlış,eksik ve cılız öğretilmiş olmasıdır...

Sadece doğum tarihini,doğum yerini,annesinin ve babasının adını,okuduğu okulları,hangi yemekleri ,hangi şarkı ve türküleri sevdiğini,fani yaşama hangi yılda veda ettiğini öğrenmek, ATATÜRK’ü tanımak ve anlamak olamaz.

Her nedense (?!) adeta O’nun bilim,teknolojik ilerleme,çağdaş eğitim,ulusal ve evrensel düşünce anlayışı;O’nun barış,hürriyet ve istiklal sevdası bilerek veya bilmeyerek dikkatlerden uzak tutulmaya çalışıldı.Yani bu insan merkezli evrensel özelliği adeta unutturulmak,gözden kaçırılmak istendi...

ATATÜRK’ün;

*Niyetinde,inancında,tavrında dürüst ve samimi olan din adamlarına olan

  sarsılmaz gönül muhabbetini,(07.02.1923’te Balıkesir Zağnos Paşa Camiinde Halka   

  Hitabı) yok sayan ve çarpıtan karanlık yüzlülere,

*Muasır medeniyetlerin seviyesini göstermesine”dinden uzaklaşmaktır” deyip

  ortaçağın özlemini çekenlere,

* İlke ve inkılaplarını ortadan kaldırarak,harici ihanete çanak tutmaya çalışan teslimiyetçi düşünceli kişi ve zümrelerin menfaat şebekelerine baktıkça, 1938’den sonra Türk insanına gerçek ATATÜRKÇÜLÜK anlayışının, erki elinde bulunduranların izdüşümü olan bir kısım malum eğitim kadrolarınca neden öğretilmediğini daha net görüyor insan…Ulusunu Atatürk’ten koparmaya çalışanları ve Türkiye’yi olumsuzluklara sürükleyenleri(Dış ve İç Borç-Dışa Bağımlılık-Kültür ve Kimlik erozyonu vs.)ne affediyor,ne de önemli ve değerli buluyorum…

  Sevgili okurlar,

  Eğer Atatürk,

*İlmen,fikren ve ilke olarak Türk insanından gizlenilmeseydi...

*Mesaj yüklü,yol gösterici veciz sözleri köşe bucak kaçırılmasaydı ve ne demek istediği herkes tarafından zamanında ve yeterince anlaşılsaydı...

*”Dışa borçlanmayın”sözleri dikkate alınıp ülke kaynakları çarçur

  edilmeseydi,bugün Türk insanı da gelişmiş Türkiye’sinde dünyanın en bilgili,en çalışkan,en çağdaş,en özgür ve en huzurlu insanı olurdu...

Bir batılı düşünür:”En büyük güvencemiz değişebilme yeteneğimizdir”diyor.

Oysa ki Yüce Atatürk,Batılı düşünürün söylediği bu sözü de içine alan nice veciz ifadelerde bulunmuştur…O’nu yeterince tanıma feraseti gösterenler çok iyi bilirler…

Statükoyu güvence olarak görmeyen Batılılar gelişmeye devam ederken,Türkiye’de halen paranoyakça fikirlerin kabul görmesinden olacak ki,bizi 21.yüzyılda üçüncü dünya ülkesi konumunda mütalaa etmektedirler.Atatürk Türkiyesi’nin içeriden ve dışarıdan görünümü bu olmamalıdır…Çağdaşlaşma ile Batılılaşmayı,amaçla aracı karıştırmış olmayalım?!

Aslında modernleşmek için batılılaşmak şart değildir...Atatürk’te aynı hususu defalarca vurguladı ama,O’nu,önyargıdan kurtulup milletçe tanıyamadığımızdan(?!) dolayı ne demek istediklerini de sanırım eksik algıladık…

Mesela Japonya batılı olmadan modernleşti...

Geçmişimize baktığımızda, Selçuklu’nun ve Osmanlı’nın,dünya siyasetine yön verirken asla batılılaşmak gibi bir yol takip etmediğini görüyoruz.

Türk Milletinin tarihini, 1923’te başlamış gibi davranıp,Mustafa Kemal’in “YURTTA SULH CİHANDA SULH”sözünü adeta etliye sütlüye karışmama gibi algılayarak,bu sözün hangi şartlarda söylenmiş olduğunu göz ardı ettik.Atatürk’ün birçok sözü saptırıldı ve topluma yanlış mesaj verme yönünde gayret gösterildi?!Yani ATATÜRK’ün halka yabancılaştırılması yönünde,insafa sığmayan yanlış bilgilendirmelerle türlü entrikalara sapanlar oldu…Halen bir kısım karanlık fikirli ve karanlık yüzlüler bu oyunlarından vazgeçmiş değiller...Bu Ortaçağ tortuları,ülke insanlarının topyekün aynı geminin içinde yolculuk yaptıklarını ne zaman anlayacaklardır, merak ediyoruz doğrusu?!

Sevgili okurlar,

*Dünya siyasetine yön vermiş ve dünyanın en büyük devletlerini kurmuş bir milletin,her şeyin ham maddesini dışarıdan alan bir avuç Japon kadar olamamasının sebebi,

*Yıl on iki ay dört mevsimi aynı anda yaşayan,hiçbir kaynak sıkıntısı çekmeyen,üç 

  tarafı deniz olan ve bereket fışkıran Türkiye’mizin,bu artılarına rağmen,AB gibi,

 ABD gibi,İMF gibi berrak ve samimi olmayan,sömürge anlayışlı odaklara el     

  açmasının sebebi,

  Atatürk’ü tanımamak ve O’nun gösterdiği ilkelerden sapmış olmamızdır…Sebep teşkil edecek başka etkenlerin olduğunu bilenler varsa açıklasınlar bizler de bilelim…

 

Öz güvenimizde ve öz değerlerimizde buluşmak, Atatürk’ün modernleşme yolunda,ulus bilinciyle birlikte yürümek dileğiyle HOŞÇAKALINIZ diyor,saygılar sunuyorum.

 



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz