Ekonomik anlamda gelişmiş ülkelerle rekabet etmek istiyorsak 21’inci yüzyılın becerilerine sahip, inovasyon yapan ve bunları pazara aktarabilen girişimci ruha sahip bireylere ihtiyacımız var. Bu anlamda maker yani ‘yapan, üreten’ bireyler ekosistemini incelemek ve bu ekosistemde soluk almak bizlere yön verecektir.

Çocukların merakı, hayal gücü ve yaratıcılıkları oldukça geniştir. Her çocuk aslında bir ‘maker’dır. Çoğunlukla formal eğitimin standart yapısı zamanla çocukların bu heyecan, merak, keşfetme, yaratıcılık ve öğrenme motivasyonunu azaltabiliyor. Örneğin, maker ekosisteminde sürdürülebilir bir içsel motivasyon baskınken formal eğitim ortamında çoğunlukla dışsal motivasyon baskın oluyor. İçsel motivasyonla birey bir eylemi veya projeyi kendi istediği için yaparken, dışsal motivasyonla bir eylemi veya projeyi başkası istediği için yapar.

Özellikle küçük yaşlarda öğrencilere fen, mühendislik ve girişimcilik uygulamalarının deneyimlendirilmesi oldukça önemli. Yaparak-yaşayarak öğrenilebilen etkili bir süreç ortaya konulduğunda bu süreci bireylerin deneyimlemesi sağlanabilir. Örneğin, tasarım-odaklı düşünme yaklaşımıyla birey(ler) gerçek hayat odaklı karmaşık bir problem üzerinde çalışırken üst düzey beceriler elde edebilir. Bu süreçte bireylere sadece problem çözme becerisi ile birlikte, problemi anlama ve ihtiyacı tanımlama becerisi de kazandırılmalı. Belli bir ihtiyaca cevap veren bir üretimin yapılması ürünün pazar payı bulması açısından avantaj sağlayacaktır. Özellikle iş dünyasına baktığımızda yıkıcı inovasyonların çoğu (örneğin iPhone, Bitcoin, Airbnb, Alibaba) problem veya ihtiyacın iyi tanımlanması sonucunda hayata geçirildiği görülüyor. Ayrıca 21’inci yüzyılın bireylerden beklediği; karmaşık problem çözme, eleştirel düşünme, yaratıcılık, birlikte çalışma ve uyum, bilişsel esneklik, hizmet odaklılık, inovasyon, üretkenlik, girişimcilik ve zaman yönetimi gibi beceriler de bu süreçte kazandırılabilir. Endüstri 4.0 çağında inovasyon ekosisteminde soluk alabilen eğitim ortamlarının oluşturulması ve bu ekosistem içerisinde tüm paydaşlara rol verilmesi inovasyona dayalı girişimcilik ekosistemini güçlendirecektir.

Atlas Okyanusu’nu uçakla tek başına geçen ilk kadın pilot olan Amelia Mary Earhart’ın, “Bir şeyi yapmanın en etkili yolu, onu yapmaktır” sözü maker kültürünü oldukça iyi özetliyor. Çocukların doğasında olan bir şeyleri parçalarına ayırma ve bir şeyleri yapma (sanayide bu yaklaşım tersine mühendislik olarak tanımlanıyor) mutluluğu büyüdüklerinde, “öyle şeyleri pek yapamam” tarzında pasif bir ruha dönüşebiliyor. Çocuklara büyüdüklerinde de maker olarak kalma gücü ve şansı vermeliyiz. Bilim kurgu yazarı Ursula K. Le Guin’in ifade ettiği gibi, “Yaratıcı yetişkin hayatta kalmış bir çocuktur.” Zaman çocuk ruhuna sahip birey olma zamanı, zaman maker olma zamanı. Hadi sen de üret! 



Kategoriler

hasiltogel.xyz