31 Mart’ta gerçekleşecek olan seçim ne yazık ki bir din savaşına dönüştürülmeye çalışıyor. Bazı kendini bilmez kimseler unvanlarını kullanarak, kendi destekledikleri partiye oy vermeyenleri kâfirlikle, din düşmanlığı ile suçluyorlar.

Camilerde oy istiyorlar. Sadece dua, ibadet ve Allah ile yakınlaşmanın yeri olan camilerde siyasi propaganda yapıyorlar.

Kimisi oy uğruna, koltuk uğruna camilerde kahvaltı etkinliği düzenliyor,

Kimisi kıyamet günü cennete giriş belgesi olarak gösteriyor,

Kimisi kafir olmamak için oyların kime  verilmesi gerektiğini söylüyor,

Kimisi Yüce Allah’ın isteği olduğunu söylüyor..

Fark ettiyseniz hepsi ortak bir paydada toplanıyor. Hepsi dini kullanıyor. İnsanların dini duygularını sömürmeye çalışıyorlar.

Anlamak istemedikleri, gözlerini kulaklarını, kalplerini, vicdanlarını kapattıkları bir nokta var.

Din ve siyaset birbirinden farklıdır. Kimse kimseyi desteklediği siyasi partiye göre kafir ya da cennetlik diye nitelendiremez. Ayıramaz.

Sırf bu duruma düşülmesin diye, sırf insanlara din üzerinde propaganda yapılmasın diye laikliği getirdi Mustafa Kemal Atatürk. Şimdi daha iyi anlıyoruz ne kadar haklı olduğunu. Aslında neyin önüne geçmeye çalıştığını.

Biraz zor ama umarım insanlar Laiklik ’in ne kadar elzem olduğunu artık farkına varır. Ve düşman olarak görmekten vazgeçer.

 



Kategoriler