Sevgili okuyucularım bir kez daha sizlerin karşısında olurken hepinizi selam ve saygıyla selamlıyorum. Bu haftaki yazımın başlığı bir atasözümüz “ Taş yerinde ağırıdır” olsun istedim. Bu başlıkla atalarımızı şükranla anıyor onların ne denli geniş düşünebildiklerine dikkat çekmek istiyorum.

Dostlar sosyal yaşamda görgü ve nezaket kuralları, kamusal yaşamda protokol kuralları ile hareket ederiz. Görgü ve nezaket kurallarına uymayanlar sosyal yaşamda görgüsüz ve nezaketten uzak kaba saba olarak bilinir. Kamusal alanda da protokol kurallarını bilmeyenler kurumunu temsil edemeyen, sahip olduğu makamın hakkını vermeyen kişiler olarak görülürler. Son zamanlarda bu iki kuralın hiçe sayıldığına o kadar çok şahit oluyoruz ki, üzülmemek elde değil. Kamusal alanı sosyal alan, sosyal alanı kamusal alan gibi gören  o kadar çok resmi ve sivil kişi var ki yazmakla bitmez. Görsel ve yazılı basınımız ile sosyal medyaya göz attığınızda sizlerde bunu hemen görebileceksiniz.  İşte “taş yerinde ağırdır” atasözümüz burada devreye giriyor. Göreviniz mesleğiniz ünvanınız ne olursa olsun onun hakkını veriniz. Yapmanız gereken işleri bırakarak başkalarının görev alanlarına müdahale etmeyiniz. Gelen telefonlara gelen mesajlara cevap vermeyen, vatandaşlarla randevu denen aldatmaca ile görüşen resmi adamların, boy boy gazete ziyaret pozları vererek; siyasi, işadamı yada sivil toplum lideri gibi davranmalarına bir anlam veremiyorum. Yani diyorum ki Ey müdür bey sizin işiniz basını gezerek fotoğraf çektirmek değil, vatandaşı dinlemek, kendi teşkilatını gezmek, hizmet üretmek. Eğer basınla bir araya gelmek istersen ki bunun yolu bellidir. Alırsın valilik iznini yaparsın toplantını bilgilendirsin basını. Lütfen küçük hesaplar yapmayınız. Makam ve kurumlarınızı temsilde zafiyete düşerseniz size bu görevi tevdi edenlere karşı mahcup olursunuz. Diğer taraftan üzerinde durmak istediğim başka bir husus şu ki; hiç bir kurum ve makam kişilerden dolayı yıpratılmamalıdır. Kişiler gelir ve geçer ancak devletimiz ve devletimizin kurumları makamları daima kalıcıdırlar. Eleştiri yaparken bu hassasiyetten ayrılmamalıyız. Hem makam ve kurum temsilcileri hem de onların paydaşları buna çok dikkat etmelidir. Yapılan işi ve o işin başındaki zevatı eleştirmek doğal ancak  bunu yaparken makamları kurumları küçültmemek erdemliliktir. Eleştiride insaflı olmalı, överken de yalaka durumuna düşmemeliyiz. Siyasetçi birleştiren siyaset yapmalı, esnaf üretmeli, memur vatandaşlar için var olduğunu unutmamalıdır. Bu görevler karıştırılırsa toplumda huzur ortamı zarar görür. Kısaca “Ata ot, ite et verilir” atasözümüzdeki mesajın gereği yerine getirilmelidir.

 İbni Haldun, devleti; vatandaşların ortak çıkarlarını korumaya ve ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir kurumsal yapı olarak tarif eder.  Bizi korumak ve mutlu kılmak için var olan devlet teşkilatlarında görev alan, a dan z ye herkes; attığı her adımdan yaptığı her işten sorumlu olduğunu unutmamalıdır. İşte o zaman taş yerinde ağır kalır. Dileğim şu ki, herkes işini hakkıyla yapsın, kimse kimsenin alanına müdahale etmesin. Makamlardan ayrıldıktan sonrada selam verecek insanlara ihtiyacınız olacağını unutmayınız. Gücünü koltuktan alma, koltuğa güç ver. Ayrılığın gazabından uzak, birlikteliğin rahmetine yakın olmanız dileğiyle hoşça kalın.



Kategoriler

hasiltogel.xyz