Başlığı yanlış okumadınız sanırım.

Evet, Tarih ve Kültür Şehri Ankara.

Kısaca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Başkenti.

Yakın zaman içerisinde yaklaşık 3 gün süren bir tanıtım gezisi oldu Ankara’da.

Organizasyon Kültür Sanat Muhabirleri Derneği tarafından gerçekleştirildi.

Başkan İbrahim Gökdemir’e ve emeği geçenlere buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

Ankara’nın bize sadece siyasetin, bürokrasinin, STK’ların Genel Merkezleri’nin, Resmi Kurum ve Kuruluşları’nın Genel Müdürlüklerinin olmadığı bir yer olarak tanıttığı için.

Oysa ki Ankara’ya gidenler genellikle ilk iş TBMM’de Milletvekili, Bakan, Bürokrat, Cumhurbaşkanı ve Resmi Kurum Müdürlüklerini ziyaret ederler.

Çünkü Türkiye’de bürokrasi biraz yorucudur.

İşini takip etmezsen veya edemezsen yol almanız mümkün olmayabiliyor.

***

Neyse şimdi asıl konumuza gelelim.

Konumuz başlığımda belirttiğim gibi “Tarih ve Kültür Şehri Ankara”

Ankara’nın gezilecek ve gezilmesi gereken o kadar birçok yeri var ki.

Gezdikçe tarih ve kültür yönüyle bir kez daha hayran kalmamak elde değil.

İlk gün gerçekleştirilen programda 5 dakikalık yürüme mesafesinde Ulucanlar Cezaevi Müzesi.

Evet, yakın tarihimizde burada birçok Türkiye’nin önde gelen siyasetçileri ve kişileri hukuksuzluklara maruz kaldı.

Adımınızı attığınız anda birebir yaşıyorsunuz o günkü yapılanları.

Uzun ince bir yol sonrasında karşınıza çıkıyor koğuşlar, tecritler, disiplin hücreleri ve açık hava alanları.

İnceledikçe kendinizi o yıllarda hissediyorsunuz.

Yapılan işkenceler, adaletsizlikler ve daha birçok nedenler.

Allah kimseyi özgürlüğünden etmesin.

İnanın özgürlüğün ne anlama geldiğini insan orada gerçekleri görünce anlıyor.

Türkiye’nin askeri darbelere maruz kaldığı yıllarda demokrasinin ne kadar önemli olduğunu öğrenmek isteyenler için Ankara’ya gittiklerinde Ulucanlar Cezaevi Müzesi’ni ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum.

Belki biraz moraliniz bozulur ama en azından yaşanmış tarihi yerinde görmüş olursunuz.

***

Ankara Kalesi.

Muhteşem ötesi ve kale olduğu gibi yine eski yıllara alıp götürüyor sizi.

Kale’nin içerisine girdiğinizde değerlerini yitirmemiş olduğundan anlıyorsunuz Ankara Kalesi’nin önemini.

Kalenin Türk Bayrağı olan kısmından görüyorsunuz Ankara’nın her tarafını.

En güzel görünen yine her zaman olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir.

Yeşillikler içerisinde duran Anıtkabir’in görüntüsü ise bambaşka bir his veriyor insana.

Kale içerisinde yerel sanatçılar, yöresel ürünler, baharatçılar, antikacılar ve birçok unutulmaya yüz tutmuş meslek dalları sanatını icra eden esnaflar.

Her biri ayrı bir yönüyle görülmeye değer.

***

Roma Hamamı.

Ankara’nın Altındağ İlçesi Çankırı Caddesi üzerinde tarihi yönden anlamı olan bir yer olarak karşımıza çıkıyor.

Roma döneminin en büyük hamamı olarak bilinir.

Milattan Sonra ikinci yüzyıl da yapıldığı tahmin ediliyor.

Roma döneminde muhteşem bir yöntem ile hamamın kalorifer sistemleri yapılmış.

Her ne kadar buradan yazmaya çalışsak da, yerinde görüldüğünde daha iyi anlaşılır olacaktır.

Çünkü Roma Hamamı’nın tarihi 1935 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de destek verdiği kazı çalışmaları sonrasında ortaya çıkıyor.

Günümüzde ise Altındağ İlçesi ve çevresinde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ortaya çıkan Roma dönemlerine ait mezar taşları ve lahitler yine Roma Hamamı denilen yerde sergileniyor.

Frig, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserlerin görülmesi tarih açısından bence en önemli yerlerinden biridir.

***

Tarihi İpekyolu’nun geçtiği Beypazarı.

Osmanlı Devleti’nin önemli merkezlerinden biri olmuş olan Beypazarı, Roma döneminde de İstanbul’u Ankara ve Bağdat’a bağlayan önemli bir alana kurulmuş.

Lagania adıyla Bizans İmparatorluğu’nun piskoposluk merkezlerinden biri olmuş.

Daha sonra Doğru Roma İmparatorluğu döneminde adı Lagania-Anastasiopolis (Anastasios Kenti) olarak değiştirilmiş.

Tarihin çeşitli dönemine ev sahipliği yapmış olan Beypazarı’nı en önemli kılan özelliklerinden biri de konaklarıdır.

İnsan öylesine doğal, kültürel ve sağlıklı evlerde yaşamak istiyor ki.

İnanın ayrılmak istemezsiniz.

Beypazarı İlçesi’nde “Yaşayan Müze” adı verilen bir müze var.

Oraya geçtiğinizde tıpkı çocukluğumuzda köylerde sağlıklı yaşam için bulunan araç ve gereçlere ulaşabiliyorsunuz.

Ayrıca hatırlatmakta fayda görüyorum.

Hemen hemen her marketlerde ve işyerlerinde satılan ve markasıyla isim yapmış Beypazarı Madensuyu burada üretilmektedir.

Madensuyu üretimi ile günde yaklaşık 3 milyon şişe Türkiye’nin 7 bölgesine ulaştırılıyor.

Kaynağı, üretimi ve tesisi aynı yerde bulunmasıyla Beypazarı Madensuyu Türkiye ekonomisine ciddi anlamda katkı sağlamaktadır.

***

Biraz da siyasete değinelim.

Beypazarı Belediye Başkanı Tuncer Kaplan.

Beypazarı İlçesi’nde bulunan Tarihi Taş Mekan adı verilen Beypazarı Belediyesi’ne ait bir restoran işletmesinde Beypazarı Belediye Başkanı Tuncer Kaplan tarafından verilen akşam yemeği ile birlikte olma fırsatı yakalarken, Türkiye’nin dört bir yanından gelen gazetecilerle birlikte sohbet etme imkanı elde ettik.

Önce kendini tanıttı, daha sonra ise siyasi yaşamını.

Her insanın mutlaka hedefi her zaman vardır.

Hedefler bazen açıklanmaz ama şeffaf insanlar hiçbir zaman saklamazlar.

Konuşmasında yaptığı çalışmaları anlatırken, siyasi olarak şeffaf olduğunu bizlere hissettirerek bir kez daha gönülleri kazandı.

Konuşmasında “İkinci dönem belediye başkanı olarak görev yapıyorum. Bundan sonraki yerel seçimlerde kesinlikle aday değilim. Artık birikimler Beypazarı’nı da aşıyor. Hedefim Ankara  Büyükşehir Belediye Başkanlığı” ifadelerine yer verince işte siyasetin en önemli kısmını da açıklamış oluyor.

Gerçekten açık yürekli, cesaretli, kendinden emin, ne istediğini bilen ve hedefini net olarak belirleyen insanlar var olduğu sürece genelde ve yerelde hizmetin kaçınılmaz olduğunu bizlere göstermiş oluyor.

Bizlere gösterdiği misafirperverlikten dolayı teşekkür ediyorum.

***

Gelelim son bölüme.

Unuttum sanmayın.

Ankara’nın başkent olmasına,

Ankara’nın Cumhuriyet kazanımlarına ev sahipliği yaptığına,

Ankara’nın İstiklal Savaşı’nı yönettiğine,

Ankara’nın demokrasiye öncülük yaptığına,

Ankara’nın Lozan Barış Antlaşması’na imza attığı yıllara,

Ankara’nın laik, sosyal, demokratik, hukuk devleti olmasına ilişkin şahitlik ettiği Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi ile İkinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni unutmadık.

Bu bölümü bir sonraki yazı ile yine bu sütunlarda geniş bir şekilde değerlendireceğim.

Ayrıca “Başkente Bir Gün Yetmez” sloganıyla bizleri karşılayan Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ile ilgili olarak ayrı bir yazı olarak karşınızda olacağız.

Sağlıcakla kalın…

 

 

 



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz