Kendi takıntılarımdan kurtulup geride bırakırken, etrafımda benden daha çok takıntılı kişilerin olduğunu fark etmeye başladım.

Ben aşırı temiz olmayı, titiz davranmayı alışkanlık haline getirmişken etrafımdakilerin ben daha az titiz olduğunu sanıyordum.. Bir at gözlüğü taktığımı yeni yeni anlıyorum…

Ben en titiz, en temiz kişiyim diye sanıyordum kendimi. Zamanla aşırı temizlik ve titizlik insanın başını ağrıtıyormuş diye fark edince, kendime telkinlerde bulunarak bazı alışkanlıklarımı terk etmeye başladım.

Tabi arkadaşlarıma git gel derken, onların abartarak el yıkama, bir yere oturmadan önce dikkatlice baktıklarını hatta bir şey ikram edilince yemediklerini gözlemledim.

Dışardan bakılınca tuhaf bir durummuş. Önceden bende mi öğle gözüküyordum diye düşünmeden edemedim.

Bu takıntılardan kurtulmak cidden bana çok yaradı.

Hayatım kolaylaştı. İnsan mükemmel temizlik yapamaz, kusursuz titiz olamaz.

Takıntı kavramı aslında insan hayatının önündeki en büyük engelmiş…

Yaşam alanınızı daraltmaktan başka bir şey değilmiş…

Kişiler birçok takıntı malzemesi bulabiliyor kendine… Tamamen beynimizde yarattığımız bu kavram nedeniyle hem kendimizi hemde sevdiklerimizi bir kutuya hapsediyoruz aslında…

Aslında demek değil ARTIK TEMİZLİK TAKINTIM YOK mutluyum… Kararlar insanları bağlar.. Ne çok pis ne çok temiz olmak gerek sanırım… Herşeyin bir dozu olmalı… Dozu ayarlayamadıysanız problem büyük…Hayatınızı kolaylaştırmak istiyorsanız eğer TAKINTILARINIZDA KURTULUN…Hepsi bu…



Kategoriler