Yönetim şeklinden kaynaklanan iç tehditler: Osmanlı Türkleri döneminde Suriye’de üç vilayet bulunmaktadır: Şam vilayeti, Halep vilayeti ve Trablus vilayeti. “Hatay”, bunlardan “Halep” vilayetine bağlıydı ve “Antakya” merkez olmak üzere bir “Sancak Beyi” tarafından idare edilmekte idi. Antakya Osmanlılar zamanında daima Halep’e bağlı bırakıldı.

Tanzimat’tan evvelki devirlerde Osmanlı devri Türkiye’sinin her tarafında olduğu gibi buraya gönderilen “Sancak Beyi. Voyvoda ve Müsellimler” halkı istedikleri gibi idare ederlerdi. Bunlar Halep’te oturan vali veya kumandanların adamlarıdır. Merkezden epeyce uzakta olan Hatay mıntıkası 18. yüzyıl sonlarından itibaren çok ihmal edilmiştir. Merkezin bu gevşekliğini fırsat telakki, eden bazı zorbalar halka zulüm etmişlerdir. Bu mütegallibeler (zorbalar) çoğunlukla nüfuz sahibi kişiler olduğu için yaptıkları zulüm bölgenin birliğini ve dirliğini önemli ölçüde etkilemiştir.

Bunlardan şikâyet eden halkı İstanbul hükumeti de kendi derdine düştüğünden himaye etmeğe yanaşmamıştır.

Daltabanoğlu Mehmed Paşa (1782-1788) Kilis idaresinden sorumlu olduğu halde adamlarının zaman zaman bölgeden çıkarak Antep ve Halep illerinde zorbalıklar yaptığı rivayet edilmiştir. 19. yüzyıl başlarında “Hatay” iline musallat olan Küçük Ali kendisine ait bir hükümet kurmuş eşkıyalık ve zulüm yapmıştır. Hiçbir kervan ondan izinsiz geçemezdi. Küçük Ali müdafaası kolay bir geçit olan “Beylândağı” cihetindeki bir şatoda otururdu. Bu durum Tanzimat dönemine kadar devam etmiştir. Tanzimat’tan sonra vilayetlerde yapılan yeni idare teşkilatı üzerine Hatay mıntıkası yine Halep vilayetine tabi olmak üzere: “Antakya”, “İskenderun” ve “Beylan” kazalarına ayrılmıştır. Her kazada birer kaza meclisi kurulduğundan kaymakamların keyfi hareketleri biraz sınırlanmıştır.

***

Suriyen’in bazı bölgelerinde yaşanan Batıl din ve mezhep mücadelelerinden kaynaklanan tehditler: Hatay ili Napolyon’un Hatay civarına kadar olan istilası ve Akka’yı kuşatması istisna 400 senelik uzun bir müddet zarfında hiçbir ecnebi istilası görmedi.

400 sene devam eden bu müddet zarfında Suriye’de muhtelif zamanlarda zuhur eden batıl dinler (edyan) ve mezhepler (mezahib) mücadeleleri çok şayanı dikkat bir nokta olarak Hatay’da hiçbir zaman görülmedi ve bu durum, ırki ve dini dayanışmanın en güzel bir misali olarak; görünmektedir.

***

Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın isyanı dolayısıyla yaşanan iç ve dış tehditler: Napolyon 1789 da Mısırı istila ettikten sonra Suriye üzerine yürümüş ve kuzeye doğru ilerlemeğe başlamıştı. Bu esnada Suriye’de, Akka kalesinde kumandanı Cezzâr Ahmed Paşa kalede mukabele etti. Sıkı bir muhasaraya başladı. O ana kadar Avrupa’nın namağlup kumandanı burada şimdiye kadar taşımış olduğu unvanı terke mecbur oldu. Onun namağlup unvanını Akka kalesinin asırlık (asırdîde) burçlarına çarparak parçalandı. Napoyon şimdiye kadar· rastlamadığı bir kuvvetle çarptığını anlayınca ordusu ile Mısır’a geri çekilmek zorunda kaldı ve burada tutunamayarak ordusunu “Kleher” adında bir generale tevdi ederek kendisi gizlice Fransa’ya döndü.

Hatay mıntıkası da bu suretle bir harici istiladan kendini kurtarmış oldu. Cezzâr Ahmed Paşa 1780’de Şam valisi oldu. Fakat bir müddet sonra-Hatay ikinci bir istila daha vukua geldi. Bu istila gene bir Türk istilası idi. Napolyon istilası zamanında Mısır’a sevk edilen Osmanlı askeri arasında bulunan Kavalalı Mehmed Ali, Mısır’da hile ve desise ile yerleştikten sonra Babıali’den oranın valiliğini elde etmeğe de muvaffak olmuş ve az zaman da Mısır’da kuvvetli bir idare teşkil eden Mehmed Ali Paşa aynı zamanda Fransa’dan zabitler ve muallimleri kendi tarafına çekerek Mısır’da mükemmel bir ordu ve bir donanma vücuda getirmişti. Mora isyanında oğlu İbrahim Paşa’ya verilmesi vâdedilen Suriye valiliğini verilmemesi dolayısıyla isyan ederek Suriye üzerine yürümüş ve bütün Suriye’yi işgal etmişti. Üzerine sevk edilen Osmanlı kuvvetleri mağlup olduğundan oğlu İbrahim Paşa kumandasındaki Mısır orduları Halep’i zapt ettikten sonra bütün Hatay’ı da işgal etmişlerdi. İbrahim Paşa 9 Temmuz 1832 de Halep valisini Humus civarında mağlup ettikten sonra Hatay’a doğru ilerledi. O sıralarda Hüseyin Paşa kumandasındaki bir Osmanlı ordusu da Beylân geçidini tutmuştu. İbrahim Paşa, Hüseyin Paşa ordusunu da mağlup ederek Beylân’dan çekilmeye (ricad) mecbur etti. Bundan sonra Mısır ordusu Kilis ve Antep’e doğru ilerledi. 15 Temmuz’da Antep de işgal etti. Antep’i tamamen yakacakken araya giren dini alimler nedeniyle sembolik olarak gösterilen bir yeri yakmış ve Antep’i tamamen yakmaktan vazgeçmiştir.

Avrupa devletleri bu meseleye Osmanlı tarafını tuttuklarından 1840 senesinde bir protokol imzalayarak Mehmed Ali’ye ültimatom verdiler. Bu ültimatoma göre Mehmed Ali Paşa kaydi hayat şartıyla Mısır valiliğini kabul edecekti. Aksi takdirde kendisine hiçbir şey verilmeyecekti. On gün mühlet tanındı ve bu mühletin sonunda Mehmed Ali Paşa’nın protokol hükümlerine riayet etmediği görülünce İngiliz, Avusturya ve Prusya donanmaları Suriye’deki Mehmed Ali elinde bulunan Beynit ve Akka kalelerini bombardıman ederek buradaki kuvvetleri çekilmeğe mecbur ettikleri gibi İbrahim Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu Mısır askerlerini ·mağlup ederek geri çekilmeğe mecbur etti. Müttefikler donanması İskenderiye önüne ulaşarak Mehmed Ali’ye bir ültimatom daha vererek şartlarını kabul etmediği takdirde şehri topa tutacaklarını bildirdiler. Mehmed Ali sulha mecbur oldu ve Suriye, Hatay mıntıkalarındaki haklarından feragat ederek Mısır’da veraset şartı ile valiliği kabul etti. Bu suretle “Hatay” merkez “Antakya” tekrar Osmanlı Türklerinin eline geçmiş oldu. (Devam edecek)



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz