ABD’nin ülkemizi köşeye sıkıştırmak için uyguladığı politikaları az çok yakından yeni yeni öğrenmiş olduk.

Yıllarca Türk Milleti’nin kanları ile sınırları çizilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni gerek içeriden, gerekse dışarıdan ele geçirmeye çalışanlara karşı Türk Milleti her zaman tepkisini ortaya koymuştur.

Fakat Türkiye’nin siyasi tarihi noktasında biraz yıllar öncesine gitmekte fayda vardır.

Bakmak lazımdır, o eski yıllarda demokrasiye geçiş sürecinden sonra devletimiz nasıl yönetilmiş diye.

1960, 1970 ve 1980 yılları ülkemiz açısından aslında en önemli siyaset sahnelerine tanık olmuştur.

O yıllarda siyasetçilerin yaptığı hamleler, bugünlerde daha iyi anlaşılabilir olduğunu düşünüyorum.

Mesela aklıma ilk gelenlerden, “Katil ABD”, “6. Filo Defol” ve bunlara benzer birçok sloganların ne anlama geldiğini o yılların siyasetçileri iyi biliyordu.

Ama bunu halk olarak irdeleyememiştik.

Çünkü demokrasi kavramı o yıllarda pekte olsa anlaşılmıyordu.

O günkü atılan sloganların, Tam Bağımsız Türkiye ideallerinde verilen canların ne kadar önemli olduğu şimdi ise ortaya çıkmaktadır.

Peki neden 50 yıl sonra idrak edebildik!

Görmüyor muyduk?

Yaşamıyor muyduk?

Ya da kafamız mı çalışmıyordu?

Gelelim günümüzde yaşadığımız olaylara.

Dolar bozdurma eylemi konusunda Antakya’dan örnek vermek isterim.

Tabi ki demokrasinin gücü ile ülkeyi yönetecek olan siyasi partilerimize her zaman ihtiyaç vardır.

Mutlaka millete hizmet noktasında ellerinden geleni yaparlar.

Fakat şunu aslında biraz çok garipsedim.

Ak Parti Hatay İl Başkanı İbrahim Güler talimatıyla, Hatay’da bulunan ne kadar siyasetçi, işadamı, Oda Başkanları var ise dolar bozdurma eylemi gerçekleştirildi.

Bu aslında deyim yerindeyse, çok bariz bir şekilde kimde ne kadar dolar olduğunun ortaya çıkmasıdır.

Şunu sormadan da düşünmeden de edemiyorum.

Neden bugün beklendi?

Ya da şöyle bir şey yapılsaydı olmaz mıydı?

Doları 6 liradan değil de, 3 liradan bozdursaydı daha gerçekçi olmaz mıydı?

Devlet ve Millet sevgisi yapılan uygulama ile daha anlamlı olmaz mıydı?

Sahiden bir kez daha sormakta fayda vardır:

Siyasetçiler Boykot’un Neresinde!



Kategoriler