Toplum olarak karşılaştığımız sorunları birlikte çözmek için bazen bir araya gelir, çözüm yollarını konuşur bazen de çözüme gitmek üzere somut adımlar atarız.

Bazen de toplum olarak ortak sorunlarımız olur, onları bilir ama çoğunluk yoksa ses çıkarmayız. ‘Evet haksızlık var’ deriz yada ‘evet öyle bir sorunumuz var ama ben çözümde somut adım atamam’ diyenlerle dolu bir toplumuz.

Deyim yerindeyse, kıyamet kopsa çıt çıkarmayacak insanlarla aynı atmosferde yaşıyoruz.

Halk dilinde onlara, farklı kelimelerle de hitap edilir, yerine göre.

Peki ama neden?

Neden haksızlıkla mücadele etmeye yeltenmiyoruz. Çıkar söz konusu olunca neden sesimiz çıkmıyor. Rızkı veren Allah değil midir? Allah, haksızlıkla mücadele ettiğimiz için, hak yiyenlere doğru yolu gösterdiğimiz için bizi mi cezalandıracak?

Nedir bu çekingenlik?

Yapılanlar sizce karşılıksız mı kalacak? Allah bir gün hiç beklenmedik bir anda bunun bedelini ödetmez mi sanırsınız…?

Yüce Allah, Kuran-ı Kerimin Nisâ süresi 135’in ayetinde şunları buyurmuştur: “Ey iman edenler; kendiniz, ana-babanız ve yakınlarınız aleyhinde de olsa Allah için şahid olarak adaleti gözetin. İster zengin, ister fakir olsun; onları Allah'ın koruması daha uygundur. Adaletinizde heveslere uymayın. Eğer dilinizi büker veya yüz çevirirseniz; Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”

En güzel kılavuz Kuran da bile durum bu iken… Halen çıkar için adaleti gözetmemekte kararlı mısınız? 

 

 



Kategoriler