İlkokul yıllarından hatırlarım öğretmenlerimiz sürekli ağaç kesimi devam ederse, ormanlar yok olmaya başlayacak, akarsular kuruyor, betonlaşma, fabrika atıklarının doğaya salınması dünyanın sonu olacak diye…

İklimler değişecek zamanla diye başlayan cümleler dökülürdü ağızlardan.

 Şimdi dünyada olup bitene bakıyorum da gerçekten de söylenilen şeyler bir bir olmaya başladı.

Her yerde yıllardır çevre gönüllüleri bas bas bağırıyor. Plastik atıklar çevreye zarar veriyor diye birşeyler yapmaya çalışıyorlar yıllardır.

Peki biz ne yaptık. Daha fazla ağaç kestik, daha fazla beton diktik, para uğruna güzelim ormanları yok ettik, yaktık, yıktık, kül ettik.

Fabrika kurduk. Durmadan hem de. Atıklarını da doğaya bıraktık. Önce gölleri zehirledik, denizleri zehirledik, canlıları zehirledik.

Dünyanın her yerinde doğal yaşam alanında yaşayan canlıları kürkleri için acımazca öldürdük.

Petrol, petrol diye inleyip katranlaştırdık bütün dünyayı.

Denizlerden ha bire plastik atıklar, poşetler çıkmaya başladı. Sağda solda her yerde plastikler birikti. Kimi zaman denize giren vatandaşa yapıştı. Kimi zaman bir deniz kaplumbağasına, kimi zaman bir kuşun gagasına.  Ama hep biz yaptık bunları. İnsanlar. Kendi ellerimizle yaşam alanımızı bir cehenneme çevirdik. Çevirmeye de devam ediyoruz. Hiç uslanmıyoruz. Ama çevremize verdiğimiz zarar bizi vurmaya başladı mı bas bas bağırıyoruz. Neden diye? Neden arıyorsan aynaya bak arkadaşım. Orada görürsün en büyük nedeni.

Şimdi doğayı korumak adına bir adım atıldı. Plastik poşetleri herkes istediği gibi alamayacak. Para karşılığında alınacak diye. Güzel bir adım aslında ama, insan sormadan edemiyor. Çevreye bu kadar zararlı bir atığı üretip para ile satacağına, plastik poşet üretimini yasaklasanız da poşetler yerine daha sağlıklı adımlar atsanız daha iyi değil mi? File gibi, bez torbalar gibi…

 

 

 



Kategoriler