Bazen yoğun ülke gündemleriyle, ekonomi, dış politika, sınır ötesi harekat, iç siyaset gibi,  bazen de günlük hayatın koşuşturmaları ile hayatımızda aslında çok önemli bir yeri olan bir kavramı, bir gerçeğimizi unuturuz. Genellikle başımıza gelince ve maalesef acılar, acı tecrübeler neticesinde hatırlarız onu.

Ne mi? “DEPREM”...

Deprem, zelzele, sallandık, Allah esirgesin, afet vb. kelimeleri maalesef sadece ülkemizde depremler olduğunda kullanır ve bir sonraki deprem olana kadar unuturuz.

“Ülkece depreme hazırlıklı olmalıyız, gereken tedbirler alınmalı” cümlelerini kullanır fakat ne gibi hazırlıklar yapıldığını-yapılacağını bir türlü sonuca kavuşturamayız.

28.08.2019 Muğla-Marmaris        - 4,6

27.08.2019 Kütakya-Dumlupınar- 3,1

27.08.2019 Erzurum                       - 3,7

26.08.2019 Ankara-Yenimahalle  - 3,5

23.08.2019 Çanakkale-Biga           - 3,6

Bunlar bir hafta-on gün içerisinde olan ve sadece yerleşim yerlerinde yaşayan insanlar tarafından hissedilen, basına yansıyan depremler. Yani, Kandilli Rasathanesinin belirlemelerine göre aslında ülkemizde her gün yüzlerce deprem olmakta.

Deprem bizim gerçeğimiz.

Türkiye konum olarak deprem kuşağı üzerindedir. 18 Mart 2018 tarih ve 30364 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete’ de yayınlanan AFAD tarafından güncellenmiş olan Türkiye Deprem Haritası’na göre ülkemizin dört bir yanında deprem riski bulunmaktadır.

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Haluk Özener “Her 10 günde bir 4,9 şiddetine kadar, 50 günde bir 5,9 şiddetine kadar, 18 ayda bir 6 ile 6,9 arasında, her 6,5 yılda bir de 7’nin üzerinde deprem oluyor” açıklamasını yapmıştır.

Bu açıklama dahi her an gerçekleşebilecek olan depremlere hazırlıklı olmamız için yeterlidir.

Hatay ilimiz, deprem haritasına göre kırmızı kuşakta bulunmakta ve yüksek risk taşımaktadır.

Tabi aslından önemli olan olacak deprem değil, bizim yapılaşmalarımızın ve imar durumlarımızın bu depremlere karşı göstereceği tepkidir.

İnşaat teknolojisi hızla gelişmekte ve gelişen teknoloji ile bu durumlara karşı tedbir alabilmek son derece olasıdır. Önemli olan ehil teknik personel ile inşaat faaliyetlerinin ciddi bir şekilde uygulanması ve kontrol mekanizmalarının gerekli denetimleri yapmasıdır.

Yaşadığımız, 15 ilçesi ile Akdeniz bölgesinin incisi olarak gördüğümüz Hatay ilimizde bu unsurları yerine getirmek için neler yapmalıyız? Sanırım hep birlikte bunu düşünmeliyiz.

Öyleyse soralım;

İlgili kurumlar olarak Deprem Araştırma Enstitüsü ile Hatay’ın son durumu hakkında iletişim içerisinde miyiz?

Mühendis ve Mimarlar Odası olarak Hatay ile ilgili deprem raporlamamız mevcut mu?

Yerel Yönetimler ve İlgili Bakanlıkla birlikte olası gelecek depremlerde ayakta kalamayacak olan yapılarımızı tespit ettik mi? Ettiysek sonucu ne oldu?

Yapı Denetim sistemi ve Müteahhitlik faaliyetlerini sürdüren özel teşebbüsle birlikte istişare ve denetim halinde miyiz?

İmarda barışabildik mi? Barıştığımız yapılar gerçekten depreme hazır mı?

İşin özeti,

Yerel Yönetimler, Meslek Odaları, ilgili kurumlar ve İnşaat Dünyası olarak “Hatay Deprem Master Planı” hazırlamalı ve bu konu üzerine hep birlikte çalışmalıyız.

Gündem dışı oldu belki de bu konu..DEPREM.

Belki de hep gündemde olmalı konu..DEPREM.

 

Saygılarımla,



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz