Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dün Covid-19 salgınının ülke genelinde tırmanışa geçtiğini söyledi. Günlük vaka ve ağır hasta sayılarına bakıldığında zaten bu görünür bir şeydi.

Burada önemli olan tüm dünyayı etkisi altına alan ve sonbaharın gelmesi ile birlikte tekrar tırmanışa geçen Covid-19 salgınının yükselişe geçmesinin nedenlerini bulmak ve gerekli tedbirleri almak. Bunun yanında kurallara da uymanın önemi büyük.

Belli ki bu illetin aşısını bulmak kolay olmayacak. Bilim adamları çalışıyor, ama ortada bir sonuç yok. Deneme yanılma yoluyla bir şeyler yapılıyor. Gönüllü deneklere aşılar yapılıyor ama net bir sonuç halen ortada yok.

Peki ne yapmak gerekiyor. Başta yeni sosyal hayatımıza alışmamız gerekiyor. Maske, mesafe ve hijyen bu üç kural artık hayati önem taşıyor.

Peki insanlarımız buna neden uymuyor?

Asıl cevaplandırılması gereken soru bu. Nasıl olurda bir insan, kendinin, ailesinin ve çevresindeki arkadaşlarının hayatını hiçe sayar?

Bu sorunun cevabını henüz bulmuş değiliz. Lafa gelince hep insani değerlerden bahsederiz.

Peki ya sağlık?

İnsani bir değer değil mi?

8 ayda 10 bine yakın insanımızı kaybettik. Tekrar ediyorum ON BİN insanımızı kaybettik. Ülkemiz Cumhuriyet tarihinde bu kadar kaybı yaşamadı. Bu kadar ölümü insanımız hiçbir zaman kanıtsamadı, kabullenmedi. Peki ne oldu da ölüm günlük yaşantımızın normali oldu?

İnsani değerlerimizi mi kaybettik?

Herşeyin başı sağlık değilmi?

 Ne çabuk unuttuk bu özdeyişi?

Yoksa insanlığımızı mı kaybettik?

Hayır bunların hiç biri değil. Ama salgına karşı bir vurdum duymazlığın olduğu kesin. Artık buna iyice kanaat getirdim. Yoksa bu salgın denilen illet neden tırmanışa geçsin?

Demek ki kurallara uymuyoruz ki, bu illet tırmanışa geçti.

Yazık çok yazık.

Kurallar o kadar basit ve uyulması kolay ki. Maskeni takacaksın, sosyal mesafeni koruyacaksın ve hijyene dikkat edeceksin. Hepsi bu. Bu kurallar Covid-19’un en büyük düşmanı. Bu düşmanı neden güçlendirip bu illeti başımızdan def etmiyoruz.

Çine bakın bir. Virüsün kaynağı Çin’de virüsün adı anılmıyor.

Neden peki?

Onlar kurallara uyuyor. Uymayanlarda kaba kuvvetle uyduruldukları için Virüs o ülkede yok oldu. İnsan hakları falan dinlemediler. Kurallara uymayanlara kolluk kuvvetleri tekme tokat girdiler. Olmadı Virüsü taşıdığı halde dışarıya çıkanları evlerine kapatıp dışarıya çıkmasın diye evin kapısını dışarıdan çivilediler.

Sonuç, ortada Virüs’ü bir anlamda kaba kuvvet ve kurallara uyarak yendiler.

Demem o ki, kurallara uymamız için illa bize yaptırım mı getirilmesi gerekiyor?

Yada kaba kuvvet mi?

Bunların hiç biri insana yakışmaz.

Ama bu gidişle bazı yaptırımlar getirilecek. Öyle görünüyor. Bence getirilmesi de gerekiyor. Sokağa çıkma yasağı gibi mesela .

8 aylık Virüsle mücadelemizde bunu net bir şekilde gördük. Kurallara uymuyoruz. Uymayanları da uyarmıyoruz. Çok zor değil ya kurallara uyacaksın, kurallara uymayan yakınlarını da uyaracaksın.

Bu hepimizin insanlık adına en büyük görevi.

Şimdi durun ve düşünün en sevdiğiniz, bu anneniz, babanız olabilir, kızınız, oğlunuz, olabilir, eşiniz yada sevgiliniz olabilir. Bunlardan birinin yoğun bakım odalarında tek başına ölümü beklediğini gözlerinizin önüne getirin.

Ziyarete gidemiyorsunuz, konuşamıyorsunuz moral veremiyorsunuz.

Ne kadar acı değil mi?

O günleri yaşamamak için lütfen kurallara uyun ve kurallara uymayan yakınlarını kurallara uymaları için uyarın.

İnanın bu zor bir şey değil.

Hadi kalın sağlıcakla!

 

 

 

 



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz