Benim her şeyden, her varlıktan değerli sevgilim. Sana son olarak bir adamla bir kadının aralarındaki aşkı anlatayım ne ibretlik bir aşktı dinle ruhumun sahibi.

Adam dünyanın anasını satmış kendi halinde bir dünya kurup ömrünün kalanını tamamlamayı düşünüyordu. Adam, yalnızlığına aşk yüklemiş, yüklediği aşkın içinde devrimler yaşıyordu. Devrimleri bazen şiirlere bazen yazılara bazen şarkılara sarılarak yaşıyor, şarabın hakkını veriyor ve maşukunun git gellerine rağmen hayatından şikâyet etmiyordu. öyle ki adama delice âşık bir başka kadın da vardı. O kadın ve adam tek vücut olmaya yakındılar. Kadın içten ve sevecendi. Kadının ruhunda adam vardı. Kadın iyiydi hoştu, güzeldi.

Bir gün iki kadından daha farklı bir kadın çıktı adamın karşısına, adam karışıktı. Adam, adamlığını alıp karşısına konuştu. Adam adamlığına bu ‘aşk’ dedi: “adamlığı emin değildi. Ama adamın dediği oldu kadına âşık oldu. Kadın güler yüzüyle dedi; “o ikisi seni hak etmiyor onlar seni hakkıyla sevemezler, onlar akıldan yoksunlar ve ben seni onlardan çok fazla seviyorum. Senin için her şeyi göze alırım.” adam bu sözleri duyduğunda ve kadın onun elini tuttuğunda ‘evet’ dedi. Kadının tüm söylediklerini ve hatta fazlasını yaptı. Adam adamlığına dedi: ‘işte aşk bu ben gerçekten de daha iyisine layığım.’ adamlığı ise aynı fikirde değildi ama adamın dinlemeye hiç tahammülü yoktu. Çünkü geleceğine dair hayaller kurmaya, kadına şiirler yazmaya başlamıştı bile. Adam mutluydu âşıktı. Adam, rüzgârla sürüklenen yaprak gibi oradan oraya savurmasına ve savruk duygularına anlamlar yüklemesine ve yüklediği anlamları an- lamaya çalışırken, sürüklendiği yalnızlığın farkına varmamıştı. Kadın ihtiraslarının açtığı yolda uygun adım yürürken, tahrip gücü yüksek sözler ve yüreğinde patlattığı uzaktan kumandalı şiirsizliklerle adamın bağını bahçesini tarumar etmeye başlamıştı. Kadın o kadar ihtiraslıydı ki, yükselme hırsı ve çevresindekilerin ona iltifatları ayaklarını yerden kesiyordu. O yükseklere çıktığını ve çok şeyler kazandığını düşünürken, aslında adamın söyledikleri kulaklarında uğulduyordu ama anlamsız bir şarkı gibi. Adam demişti: “Kazanmak bazen kaybetmektir, yükselmek bazen alçalmaktır ve sen sevgilim kazandıklarınla kaybettiklerini kıyasla, bir bak. Acaba sen de benden daha iyisine mi layık olduğunu düşünüyorsun artık!” adamın anlam konusunda aşk konusunda sıkıntıları vardı. Adam âşık olduğu için mutluydu. Ama aşkı yaşamaya başladığında mutlu değildi sadece âşıktı. Oysa kadın adama “aşkım hem aşkı yaşayıp hem mutlu olacağız, seni sadece ben hak ediyorum” demişti. Kadın bu sözleri unutmuş görünüyordu çünkü söyledikleri ile davranışları uyuşmuyordu. Adam ve kadın şehvetle birbirlerinin olmuşlar, nice zorlukları birlikte aşmışlardı. Ama zorlukları atlattıktan sonra kadın adamın dokunuşlarından rahatsızlık duymaya başlamıştı. Ruhların sevişmelerine kadın izin vermiyordu. Kadın “acaba bana büyümü yaptılar, ben seni çok seviyorum” dedi. Adam manasızca baktı kadının gözlerine içi burkulmuş ağır yaralanmıştı.

Adam, adamlığını alıp bir deniz kenarına gitti. Denizin ürerinde yürüyerek gelen saki iki kadeh şarap doldurdu. Adam, adamlığına olan biteni anlattı. Adamlığı ona çok acayip bir söz söyledi “her kadın sevilmek ister, her kadın kendisine güzel sözler ve hediyeler verilmesini ister ve her kadın şair ya da şiir sevebilir ama şaire âşık olmazlar. Şair âşık olunan değil âşık eden ve âşıkları birbirlerine yaklaştıran kişidir. Bu nedenle şair yalnız ölür.” adam bu sözlere iç geçirdi. Geçen yaz mevsimleri kışa dönerken kadın aşkına sahip çıkacak mıydı?

İşte sevgilim bir kadınla bir adamın aşkını anlattım sana, sen de bana “böyle aşk olur mu” diyorsun. Haklısın sevgilim aşk böyle olmaz ama aşkın içerisinde bunlar da vardır.

Sen aşkına sahip çık böylece Hakk sana kapısını sonuna kadar açacaktır.



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz