Yahya Kemal, “Çok insan anlayamaz eski musikimizden / Ve ondan anlamayanbir şey anlamaz bizden” mısralarında yaşanmış gerçeklerden hareket ederek bizi anlamak için “eski musikimiz” anlamak gerektiğini vurgular.

Nedir Musiki? Musiki, seslerin durum ve niteliklerinden ve onların oluşumları olan makamlarla güzel, düzgün ahenkli ses ölçüldüğünün birlikteliği ile icra edilen bir sanattır. Bu sanat tarihin derinliklerinden esintilerle kültürün önemli bir parçası olarak zamanımıza doğru yolculuk yapar.

Bir kültür mirası olarak müzik milli ses kodlarımızdır. Ses ise bir hareketin ürünüdür. Titreşen bir nesneden, gerilmiş bir telden, bir davulla gerilmiş deriden yükselen hareket ya da titreşim hava yoluyla iletilen sıkışım dalgaları doğurur. Titreşimin devamlı olması durumunda ortaya çıkan ses müzikseldir, titreşim sürekli değilse ses gürültüdür. Her ses, kendine özgü üç özellik taşır: yükseklik (incelik-kalınlık), gürlük, nitelik (tını)…

Müzik, “sesi” araç edinen sanat biçimidir. Müzik, Sesle anlatma sanatı olarak da bilinir. İnsanoğlunun toplumsal, dinsel, büyüsel, duyusal, düşünsel, gereksinmelerini karşılamak için kullandığı ses, sözlü ses, doğal ya da yapay aygıtların seslerinden oluşan evrensel kültür düzenidir. Perde, ritim, hareket ve dinamikler (ses düzeyi) gibi araçları vardır.

Konfüçyüs’ e göre Müzik, yer ile gök arasındaki uyumdur Müzik, bir tür haz meydana getirir ki, insan doğası onsuz olamaz. Pisagor’agörebütün cisimler hareket ederken ses çıkarır ve müzik anlatmanın matematiksel bir yoludur. Platon müziğin, insan ruhunu dinginleştirdiğine vurgu yapar. Ona göre müzik: evrene ruh, zihne kanat, hayallere uçma gücü, hayata ve her şeye neşe ve tılsım veren ahlaki bir yasadır. Aristoteles’e göre insanlar, müzik ve trajedi yoluyla temizlenip arınırlar(Katharsis). Müzik direkt olarak ruhun tutkularını temsil eder. Farabi müzik aletleri üzerine Kitab-el Muzik adlı kitabı yazmıştır. Müziğin ruh üzerindeki terapi etkisi üzerine inceleme yapar.FriedricHegel’e göre Müzik, doğrudan doğruya ruha yönelen sanattır. Müzik ruhu harekete geçirir. Müzik üretimi titreşim sonucu olan ton ile olanaklıdır. Müzik şiirle iç içedir. İkisi de aynı gereç olan tona bağlıdır. Müziğin ifade araçları ölçü, uyum ve melodidir. A.Schopenhauer müziği sanat kategorisinde en üste koyar ve duygu sanatı olarak ele alır.

Müziğin zihin, duygu bağlantısı son derece önemlidir.

Müzik, insan tarihinin, yaşantısının ve kültürün önemli bir unsuru olarak insanlığın ihtiyaç duyduğu bir sanat ve bilimdir. O halde müziği insan hayatında olmazsa olmaz olduğuna gör gayesi nedir? Musikide gaye, bestekârın benzersiz bir güzellikte yarattığı güzel ezgi ile, melodilerleinsanın hissiyatı ruhiyeyesiniişitme, duyma melekesine naklederek onu heyecana getirerek, coşturmaktır.

Nağme, kulağa hoş gelen ahenkli bir sestir. Sesler birbirlerine göre tiz yani ince, pest yani kaba olurlar. Tizlik, seri ve çok titreşimlerden (ihtizaz), pestlik(yavaş ve alçak) bilâkis ağır titreşimlerdenoluşur. Bir sesin kuvvetliliğine yükseklik (ceharet), hafifliğine ise alçaklık (hafatet) denir. Bir nağmede tınnet (çınlama) denilen bir nitelik (keyfiyet) vardır ki bu da muhtelif insanların veya sazların ayni nağmelerdeki farktır. Kemanın veya tanburun nevası, (nağmesi, âhengi, sesi ile) Ahmet ve Baki beylerin nevalarındaki fark tınıdır (tınnet).Ezgi (lahin), muayyen bir makam ve ölçü ile ibda edilmiş güfteli, güftesiz, belli bir kurala göre oluşmuş güzel ve düzgün ses, âhenkli ses, nağme, ezgi, melodianlamına gelir.Musiki, bir sanat olduğu gibi aynı zamanda, terkip suretiyle fiilen icra edilen nağmelerden tayin olunmuş ve belli bir ölçü içinde tertip olunan zaman takımlarıve ölçekle (vâhidi kıyasî) tespit edilmiş olduğundan bir ilimdir.

İnsanın anlam üretimi, çeşitli biçimlerde ortaya çıkar.

İnsan bazen hayal gücünü kullanarak, bazen bilme, kavramaile, bazen de vukufiyetle, akılla anlam kazandırır kendine ve yapıp ettiklerine.İnsanın asırlarca hayata, yaşama ve yapıp ettiklerine anlam kazandırma sürecinde kendi potasında yoğurup şekillendirdiği şey kültürdür.Kültür işte tamda biz yapan şeydir.Tarihin karanlık devirlerden beri nesilden nesile aktarılarak ve insanın kendi potasında yeniden harmanlayarak yoğurduğu, evreni, varlığı ve nesneleri her çağda yeniden şekillendirdiği Türkleştirdiği şeydir kültür…Birçok kültürel mirası gibi musiki kültürü de bir kültür mirasıdır.

Diğer kültür mirasları gibi musiki kültürü de toplumsal kurumlar ile toplumsal ölçüleri geçerli kılan, çözümlenmesi güç bir kimliğe bürünmüş, farklılaşmış, karmaşık bir anlamlar dizisini içinde taşır. Musiki, evrensel bir dil olmakla birlikte, kullandığı dili anlayanlara dolaysız bir bilgi sunar; nesneleri, fikirleri, davranışları simgesel bir anlatımla canlandırır. Genel bir olgu olarak musiki, insan zihninde zaten bulunan araçlarla yorumlandığı için anlam kazanan, açık seçik anlatım biçimleriyle gerçekleşir.

Türk musiki kültürünü anlamak, anlamlandırmak bir kültür mirası olarak incelemek ve değerlendirmek sadece onun seslerinin, ses aralıkları ile perdelerinin nasıl elde edildiğini değil, aynı zamanda, bu alandaki tecrübelerin ortaya çıkardığı fikirleri, musikinin yorumlanmasıyla uyanan duygular arasındaki ilişkileri, musikide kullanılan çeşitli temalar ile üslupların kavramsallaşmasını da incelemek demektir.

Musiki kültürünün bir başka alanı dille ilgilidir; bu dil, bir üstdildir. Musikide önermeler, değerler, hem musikiyi yaratan ve icra edenlerce, h oluşturulan millî kodlarla çalışır. Her milletin müziği, üst bir dille yazılmış musiki kodlarıyla bir millete mal olur ve kültürel bir anlam boyutuyla ilgili olduğu topluma yayılır. Anlamlar bağlamları içinde gerçekleşir ve Türk musiki kültüründe anlamlar çağların akışı içinde oluşan değişimlerle yoğunlaşmış özel bir karmaşıklığın ağırlığını taşır.



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz