Geçenler Halk Otobüsü vasıtası ile bir yolculuk yapalım dedik az kaldı canımızdan olacaktık..

Otobüsün şoförü MÜDETMADİYEN ağzında çiğneme usulü ile evirip çevirdiği kulaklık vasıtası ile konuşa durdun araç helak olmuştu…

Bir yolcu ayakta kaldığı için tutacağı tutmaya kalktı….

Elinde kaldı… Şoföre ilettik kalan parçasını… Aldı yanına koydu…

Bir yolcu inme girişiminde bulununca oturayım bari şu tek kişilik koltuğa dedim… Demez olaydım… Yol boyu bir sallanma bir sallanma… Nedeni yoldaki çukurlara ek  koltuğun kırık olmasıymış… Ha kırıldı düştüm ha kırılacak derken beliren sinirsel gerginlik nedeniyle ayağa kalktım… Bildiğin koltuğu ufak bir parça tutuyor mübarek…

Kimin elinde kalmıştır işte onu çözemedik…

Arka tarafa ilerledik ama o en arka koltukların hali ayrı perişan… Hani şu kapanır açılır olanlar…  Bu koltuk fazla açılmış… Kapanamış…

Otobüs  içerisindeki sakız, cips paketi.. Cam kenarlarının tozundan hiç söz etmiyorum bile…

Resmen mikrop yuvası olmuş..

Peki şuçlu kim?

Otobüsü kontrol etmeyenler mi?

Yoksa bu otobüsü bu hale getiren bizler mi?

Hiçbir malın kıymetini bilemedik… Bilemeyeceğiz galiba…



Kategoriler