Hepimizin malumu koronavirüste ardı ardına tebirler, uyarılar gelmeye başladı. Haziran ayında ikinci dalga beklemiyoruz denilmesine rağmen, bugün gelinen nokta birinci dalganın bitmediğini ve yeniden yükselişe geçtiğini hep beraber gözlemiyoruz.

Peki, Haziran ayında elimizde bu kadar iyimser bir tablo varken nasıl 2 ay içinde aynı noktaya geri döndük. Hemen açıklayalım. Ekonomi ile

Evet, şaşırmadınız, Ekonomi ile koronavirüs bağlantısının sonuçlarını bugün yaşıyoruz. Nasıl mı? Merak etmeyin doların yükselmesi falan demeyeceğim. Hatırlarsanız hükümet tatile gideceklere kredi imkânı sundu. Git, borçlan ama tatilini de yap dedi. İşte burada bu ilişki başladı. İnsanlar bunu fırsata çevirdi, gitti tatillerine ve manzaraları hepimiz izledik.

Maske, sosyal mesafe gibi “safsataları” da kimse dinlemedi. Zaten dinlenmeyeceği aşikardı. Bir de elimizde malum kurban bayramı vardı. Ama onun öncesine bakmamız gerekiyor. Beni takip eden, dinleyen ve okuyan herkes hatırlayacaktır, 13 Temmuz gecesi eğer bu ülkede 15 Temmuz kutlanıyorsa, bu demektir ki gözünüz aydın Kurban’da yasak yok demiştim. Nitekim öyle oldu. Arada birde Ayasofya’nın görkemli bir şekilde açılarak, bazı noktaların göz ardı edilmesi gerçeği var. Böyle bir dönemde, böyle bir açılışta insanların sosyal mesafeye uymasını zaten ancak hayalperestler hayal edebilirdi.

Gelinen noktada ise ipin ucu kaçmış gibi gözüküyor. Hükümet bir noktaya kadar elinden geleni yaptı. Ama maalesef ekonomik gücün yetersizliği insanları eve kapatacak bir cesaret ortamı doğurmuyor.

SOSYAL MEDYA YASASI

Bu yasağın bir nokta gelmesini isteyenlerdenim. Ama bireylerin kendi düşüncelerini “eleştiri” çerçevesi içinde dile getirmesi lazım. Bir insanın, kendine göre bir yanlışı uygun bir üslupla eleştirmesi ona gözaltı veya yasak getirmemeli. Bu noktada sosyal mesafe yasasında teraziyi doğru kurmak gerekiyor. Eleştiriler ağır da olabilir. Önemli olan bunun çizginin doğru belirlenmesi.



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz