Futbolu çok sevmeme ve haftada 6-7 maç izlememe rağmen normalde spor üzerine çok yazan biri değilim. Ama bu yıl Hatayspor’un içinde bulunduğu durum üzerine bir şeyler paylaşmak istiyorum. Herkesin İlhan Palut sevgisi ve hayranlığını saygıyla karşıladığım gibi Tuzlaspor gibi nağmalup ilerleyen bir takımı Hataylılık fikriyle bırakıp gelen Bayram Toysal’ın da çabalarını da yeterli buluyorum.

Birçoğumuz hatırlamayabilir. Çünkü millet olarak çabuk unutuyoruz. Eskişehir maçı sonrası gelen Bayram Toysal’ın ligin ilk yarısındaki son Bursaspor maçına kadar üçüncü ile 8 ikinci ile 6 puan fark yaptığı bir Hatayspor izledik. Erzurum ve Bursaspor maçı hariç kazasız bir grafik çizdiler.

Bayram Toysal’ın elinden geldiği kadar takımı yükseltmeye çalıştığını yakından takip ettim. Ama onunda eksikleri vardı. İlhan Palut’tan daha iyi bir kariyeri olmasına rağmen bir türlü İlhan Palut kompleksini ve kendini taraftara kabul ettirme çabalarını geride bırakamadı. Duygusallığının kurbanı oldu. Bu işin hemen hepimiz tarafından görüneni. Taktik açıdan, en büyük eksiği ise maç öncesi idmanlarda takımı nasıl hazır hale getirebiliyorsa, bir o kadar da maçta ilk dakikadan 90. Dakikaya kadar oyunu okuma sorunu yaşamasıdır. Maç içindeki, anları yeteri kadar takip edemediği ortadaydı hocanın. Altay maçında yaşananlar, Bursaspor maçı, Karagümrük deplasmanı ve son oynanan Akhisar maçında bunu çok net gördük. Hoca kulübenin önünde maalesef ayakta durmaktan başka bir şey yapmıyordu. Ama burada yardımcıları da ağır hatalı. En azından o ekibin içinde 90 dakikanın gidişatını okuyabilen biri olmalıydı. Sonuç, istifa.

Yönetenler kısmına gelelim. İşte asıl dananın kuyruğunun koptuğu yer. Bir defa sezon başına dönelim Palut’u zorla kulüpte tutan kim? Lütfü Savaş. Takımı iyi oynatmıyor diyerek gönderen kim? Lütfü Savaş. Bayram Toysal’ın gelişini hatırlayın. Gidişine bakın. Yine kim var lütfü savaş. Oyuncu ve sistem baskısını hissettiren kim yine Lütfü Savaş. Nihayetinde Altıparmak dönemi başladı. 1,5 yıllık mukavele deniliyor ama sezon sonu hoca ayrılacaktır. Kim gelecek biliyor musunuz? Yeni sezonda Ahmet Taşyürek.

Takım İlhan Palut’un Eskişehir maçı öncesi yaşadığı baskıyı iyi biliyordu. Hatırlayın, Gökhan Karadeniz atılan gol sonrası hocasına gidip, sarılmış, “Adam bu adam” diye seyirciye seslenmişti. Neden bunu yaptı? O iddia edilen baskı yüzünden. Yani burada iş Aydın Toksöz’e uzanıyor. Lütfü Savaş’ı kanalize eden, futbolu seven fakat anladığına inanmadığım Aydın Toksöz İlhan Palut ayrılığında başrol oynamıştı. Şimdi buralara gelene kadar birde bu takımın bir başkanı var. Sembolik. Nihat Tazeaslan. Yani takım takımı kimin yönettiğini iyi biliyor. Oyuncuların birçoğu kaç yıldır bu çarkın farkında. Şimdi takımda Teknik Direktörün üstünde 3 isim var. Buna birde şimdi Lütfü Savaş’ın danışmanı olarak katılan Gökhan Zan’ı da ekleyelim. 4 isim oldu. Bu takımın varolan kimyasıyla “Fikir” adı altında bu kadar oynanırsa olacağı budur. 8 puanda erir, 20 puanda. İlhan Palut işine kimseyi karıştırmazdı. Zaten bu yüzden işinden oldu. Ondan sonra oyuncular biraz kafasını kaldırdı mı? Kimi göreceğini şaşırıyor.

Geriye kalan haftalara bakacak olursak, Hatayspor’un işi oldukça zor. Çünkü ortasaha transferi ara dönemde bir türlü yapılamadı. Kubilay’ı ben olsam, 3.ligde zor oynatırım. Top çalma yok, top alma yok. Koşu ve oyun okuma yok. Rakip sahaya gitmeye korkuyor. Daha önce Fenerbahçe de oynayan Maldonado gibi. Bu sürecin kaybedeni eğer olurda, takım ilk ikide kalamazsa Aydın Toksöz olur. Çünkü Lütfü Savaş takımı tamamen ona bırakmış durumda. Bekleyip görelim bakalım umarım geriye kalan haftalar iyi geçer.

 



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz