Evet, dün günlerden yine 23 Temmuz.

Biz Hataylılar adına çok önemli bir gün.

Belki biraz coşkuluyuz ama, inanın tarih açısından üzüntülüyüz.

Biz üzüntülerimizi ve kederlerimizi o günkü zamana bıraktık.

Bıraktık ama unutmadık.

Fransızların altında esaretimiz bize çok dokunuyordu.

Çünkü Türk olmamıza karşın, Fransızlar tarafından idare edilmek.

Hiç te kolay bir şey değildi.

İşte tam bu sırada ümitleri yeşertecek biri çıkacaktı sahneye.

Üstelik küçük bir kız çocuğu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk Adana’yı ziyaret edecekti.

Bunu duyan Hataylılar o ziyarette hasret giderecekti.

Ulu Gazi Adana’da konuşmasını bitirdikten sonra karşısına bir kız öğrenci çıkar.

Bu küçük kız çocuğunun adı ŞENKÖYLÜ AYŞE FİTNAT’tır.

Vatan toprağı için yapılan mücadelelere hasret olan ve ATA’sına bağlılığını beyan etmek üzere söz sırası Ayşe Fitnat’tadır.

“Selam sana ey sarlan hale-i ikbali büyük halaskârımız.

Hürmet sana ey İslamiyeti kurtaran büyük gazimiz,

Ey zulümleri yıkan, mazlumları sevindiren Türk Kahramanı,

Ey ağlayan masum gözlerin sızlayan Türk kalplerinin kahramanı,

Kudümünle bugün Adana’da yeni bir hayal tecelli ediyor.

Parlak umidi istikbal doğuyor. 

Fakat ve esfaki Adana’nın güzel bir parçası olan zavallı Antakya ve İskenderun’da yüzbinlerce hemşerimiz düşman çizmeleri altında sürünüyor.

Mini mini Türk yavruları boğazlanıyor.

Ey Ulu Gazi bizi kurtar.

Ey Ulu Gazi bizi kurtar.

Ey Ulu Gazi bizi kurtar.

İşte biz Antakya ve İskenderunlular sevinerek ayaklarının altında ölmek istiyoruz.

Eminim ki ruhumuz sizi Antakya muhitine götürecek.

Afita-bı Kemal olanlarda bütün küvetiyle edecektir.

Yaşasın Ulu Gazimiz,

Yaşasın Şanlı Ordumuz,

Yaşasın Büyük Türk Milleti.”

Bu şiir karşısında anlam taşıyan ve yürekleri dağlayan Ayşe Fitnat’ın bu sözlerine Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Kurucusu Gazi Mustafa kemal Atatürk muhteşem cevabını şöyle verir:

“Kırk Asırlık Türk Yurdu ecnebi elinde kalamaz!”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözlerini senet kabul eden Hataylılar, kurtuluş müjdesi için ilk sinyali almışlardır.

Yapılan çete savaşlarında üstün gayret sergilemiş ve Hatay’ın kurtarılmasına öncülük etmişlerdir.

Maalesef 1938 yılı 10 Kasım sabahında ebediyete kavuşan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Anavatana katılışımızı göremedi.

Fakat, Hatay’ın kurtulması için üstün bir diplomasi örneği sergileyerek tüm dünya devletlerinde nam salmıştır.

Yazımın başında belirttiğim gibi, coşkuluyuz ama bir yandan da hüzünlüyüz.

Sevincimiz Müslüman topraklarda, kanla kazanılmış olan Türk vatanına kavuşmamızdır.

Hüznümüz ise, bizlere miras olarak bırakan ve bizleri düşman işgalinden kurtaran kahramanlarımızın ebediyete kavuşmasıdır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Ayşe Fitnat, Hatay Devleti Cumhur-u Reisi Tayfur Ata Sökmen, Hatay Devleti Başvekili Dr. Abdurrahman Melek, Hatay’ın Anavatana katılmasında Fransızlarla anlaşmaları yürüten dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Org. Asım Gündüz, Hatay’a giren Türk Askeri Birliği’nin Komutanı Alb. Şükrü Kanatlı, Hatay’ın düşman işgalinden kurtulması için canını hiçe sayan çete birliklerini ve Hatay halkını bir kez daha saygı, minnet, özlem ve şükranla anıyoruz.

Ruhları şad olsun…



Kategoriler