Bir tarafta olağanüstü bir gök olayı, Güneş Tutulması, diğer tarafta yıkıcı bir doğa olayı Depremler!

Deprem olduğunda yerbilimi hakkındaki bilgilerimizin ne kadar yetersiz hatta yanlış olduğunu anlıyoruz. Zaten yazılanlar, tartışılanlar yabancı gelir ki, bilimsel ortamda olan insanlar bile bazen birbirini anlamaz. İşte yeryüzünün bilmem kaç km altındaki kaya yapıdaki olayları, hareketleri görmeden ölçüyor ve tahminde bulunuyoruz. Bu tahminlerin değerlendirmelerine göre uyarıda bulunuyoruz. “Depremle Yaşamasını Öğrenin “ diye. Ki en gelişmiş teknolojiye sahip ülkeler bile depremin ne zaman ve ne kadar şiddetli olacağı konusunda tahminde bile bulunamazken.

Ne olduğu, nasıl olduğu, geometrisi çok iyi bilinen, saniyelere duyarlı zamanlamaları olan Güneş Tutulmasına gelecek olursak. Dünyada nerede, ne zaman, kaç saniye gözleneceğini biliyoruz. Ve her yaşanacak olan Güneş Tutulmasının ardından yazılan felaket senaryoları, beni şaşırtıyor.

Biraz araştırdığımda; Güneş ve Ay kütleleri nedeniyle kütleçekimsel olarak etkilerinden söz edilir. Bunun sonucu gel-git (med-cezir) olayları oluşur. Bu iki cismin kütleçekim etkileri Yeniay ve Dolunay evrelerinde birbirine eklenir. Bu da bu evrelerde depremleri tetiklediğini göstermektedir. Ki Güneş Tutulmaları ile Deprem oluş tarıhleri arasında istatistik açıdan bir ilişki bulunamamıştır. Ve depremlerin ne zaman olacağı önceden tahmin bile edilemeyeceği halde Güneş Tutulmasının meydana geliş zamanları büyük hassasiyetle önceden hesaplanabilmektedir.

Bilgi çağında “yakında Güneş Tutulması olacak, ardından Deprem olacak mı ?” diye soruyoruz. Güneş Tutulmasından korkmaya gerek yok. Yerküremizde o kadar çok depremler oluyor ki, bu depremler Güneş tutulmasından başka birçok olaya da bağlanabilir. Ama bizler olağan üstü bir gök olayı olan Güneş tutulmasına bağlıyoruz.  Hayal gücümüzün sınırlarını araştırmaya, öğrenmeye değil de, kendimizi korkutmak için kullanıyoruz.



Kategoriler

hasiltogel.xyz