Hava soğuk hüznün simsiyah renkleri ile gün bile geceye dönmüş. Korkulu gözler. Endişeli analar. babalar ve bacılar.

Bir ses bir nefes bir umut bekliyor mahzun ve melül gönüller. Kalbimiz güney doğusundan kanıyor canımız oradan acıyordu. Anladım ki İnsan bedeni gibi memleket dediğimiz sevgili. Hani bir yerimizde yara olunca yada bir yerimiz ağrıdığında zihnimiz canımız tüm yaşamımız o noktaya odaklanır ya işte öylece ağrıyan uzvumuz kanayan kalbimiz oldu Elazığ.

Genç bir adam belirdi ekranda. Ankara itfaiyesinden can kurtarsın diye görevli gelmişti kanayan yaramızın başına. Adı Serdar Barutçu gönlü sımsıcak sesi şefkatliydi.

“Tamam AŞKIM tamam.” Diye hitap ediyordu kucağındaki iki buçuk yaşındaki Yüsra bebeğe.

Gözlerim doldu o an. Ben ömrümde böyle güzel bir şiir okumamış dinlememiştim. Yüzlerce kilometre öteden belki daha önce hiç gitmediği bir şehirde molozların altından çıkardığı çocuğa AŞKIMM demekten öte şiir mi olur dedim. İşte o şiirin adı Anadolu. Anadolu ana ruhlu ana şefkatli bir kardeşliğin vatanıdır. O yüzden Anadolu denmiştir bizim topraklara. Bu yüzden hiç tanımadığı bir çocuğu kurtarırken ağlamamak için kendini zor tutan sesi dalgalanan yürekleri var insanımızın canımıza nefes aldıran içimizi maviye boyayan can Serdar gibi.

İtfaiye erinin bir de komutanı vardı ona annede kızda yaşıyor diye ağlamaklı sesle müjde verdiği. Kurtarma anını kamerasıyla çeken ve Yüsra’nın boyunluk takılması için talimat veren o umut dolu heyecan dolu sesini duyduğumuz Ömer İpek. Tedbirli bilinçli bir çelik gibiydi. Hiç telaş etmiyor hata yapmamak için çırpınıyordu. Lakin sesi ipekle sarılmış bir çelik olduğuna işaret ediyordu. İnsan yanı Anadolu sevdası sesine sirayet ediyor o çocuğu kurtarmanın hazzı ile dalgalanıyor boğuluyordu sesi.

İlmin ve bilimin ışığında profesyonel bir tutum sergilerken aynı zamanda insan olmanın en önemli göstergesi merhamet ve şefkatin o muhteşem türküsünü söylüyordu.

 

Hem küçük kızı hem de annesini kurtaran o ekip sesleri yaklaşımları ve insanlıkları bile biz olmanın güzelliğini yeniden hatırlattıkları için toptan borçluyuz. Güzel yüreklerine selam edip Yüsra ile aynı yaşta olan kızı ile acı ocağına uğramasın diye dua etmeliyiz.

Acıdan şiir devşirmek eski huydur şairde. Devşirmeye ve size aktarmaya devam edeyim.

Genç bir muhabir CNN den. Adı Fulya Öztürk. Sesi boğuluyor yanaklarından yaşlar süzülüyordu kamera karşısında. Sismik ve akustik dinleme yapılmadan hemen önce oradaki durumu bize aktarma çabası içinde kıvranıyordu. Beklemek zor şey şu  beklemek. Bir can bir nefes bir umut bekliyorsa hele ki. “Çok zor bir bekleyiş “ derken akı veriyor yaşlar yanağından. Ve o yaşlar gelip kuruyan insan yanımıza can suyu oluyor. Yeşeriyoruz yeniden. Merhaba diyoruz yeniden insan olmanın bilincine ve kardeşliğin gururuna.

O güzel yüreğine ve bize hatırlattığın her inci gibi duyguya bin selam olsun Fulya kardeşim.

Bu acıdan zihnimin çektiği fotoğraflarla temeli atmaya çalıştığım bu yazının elbette olumsuz ve insan olmaktan utandıran fotoğrafları da vardı. Lakin o çirkinlikleri o kadar çok güzellikle örten insanımız vardı ki bu da beni  masmavi umuda boyadı. Sanırım şair haklı umut mavi renkli.

Sanal kirlilik ve acıdan ayrılık devşirmeye çalışanların yaptığı siyasi çirkin paylaşımlar. Alevi sünni kardeşliğini kaşımaya ve kanatmaya meyilli kirli ruhlar da vardı. Bu kirli ruhların oyunlarına alet olup o mesnetsiz paylaşımları sayfalarına taşıyanlarda. Bir köyünün tamamen yıkıldığını ve alevi köyü olduğu için hiç yardım gelmediğini paylaşacak kadar kansız olmayı nasıl becerebiliyor bir insan şaşırıyorum.

Bölgeyi bölücü diye isimlendirip bunlar adını anmak istemediğim terör örgütünden zaten iyi oldu demeyi bir insan olarak insanlığıma küfür sayıyor lanet okumuyor ama o insanlara da buğuz ediyorum. Velev ki o insanlar senin gibi düşünmüyor aynı fikri taşımıyor. Bu onların ölümüne sevinmek ve oh çekmek kanaatimce soysuzluğun sözlükteki karşılığıdır.

Ah benim güzel ANADOLUM kardeşliğine bu kadar düşman varken hep kardeş kalabildiğin için o güzel toprağından eğilerek öpüyorum.

Büyük bir felaketin eşiğinden döndük. Evet kayıplarımız acı lakin şiddet biraz daha fazla olsaydı sonuçlarını düşünmek bile istemiyorum. Geldiğimiz noktada bu tür felaketlerin yeniden yaşanmaması için dua etmekten önce ilmin ve bilimin ışığında bir şehirleşme anlayışı ile hareket edip deprem bölgesi olmanın hassasiyetini göstermek zorundayız. Şehirlerimizde ranta müsaade etmekten ahbap çavuş ilişkisi ile kat sayısını artırıp felakete davet çıkarmadan insanımızın hayatının ehemmiyetini göz önünde bulundurarak hareket etmeliyiz.

Bu bilinç oluştuğu bir ülkede acıların azalacağını ve insanımızın hakkettiği yaşam şartlarına kavuşmasını umut ediyorum.

Yaşanan felakette hem devlet hem kurumlar hem de insanlığımız verdiği sınavı başarı ile geçmiştir. Acıların azaltılması canların kurtarılması için o dondurucu soğukta canla başla mücadele eden bir yüreğe tek tek teşekkür ediyorum insanımız adına.

Devletimin gölgesinin hep böyle güzel elinin hep böyle şefkatli olmasını temenni ediyorum. Çünkü insan yaşarsa devlet yaşar.

Bir çok şehirden yapılan paylaşımlarla evleri yıkılan bölge halkına açık davet çıkaran boş evim var kira istemiyorum istediğiniz kadar kalabilirsiniz hatta size iş imkanı da sağlarım diye paylaşım yapan güzel yürekli insanıma da sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Basın ve yayınla çok barışık biri değilim ama bu felakette onlarda büyük bir özveri sağlam bir duruş sergilediler. Olumsuz şartlarda kardeşlerimizden an be an bize haber ulaştırdılar. Onlarında emeklerine teşekkür ediyorum.

Son teşekkür benim sevgilim ANADOLU’ya. Bazen kızıp gönül koysam da anladım ki Ana gibi yarmış ANADOLU. Yine bölmeye nifak sokmaya ayrılık tohumu ekmeye acımızdan beslenmeye çalışan kenelere müsaade etmedi. Yine yarasını bir ananın şefkatli elleri ile sımsıcak sarıp sarmaladı. Şairin dediği gibi ;

Beşikler vermişim Nuh'a

Salıncaklar, hamaklar,

Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır,

Anadoluyum ben,

Tanıyor musun ?

Yine şiirini okudu ve sonsuza kadar kardeşliğin toprağı olarak kalacağını ispatladı. İyi ki sana aşık iyi ki bağrında yetişmiş bir canım var seni seviyor bir daha böyle bir acı yaşama diye dileklerimi iletip Edirne’den Ardahan’a her şehrinin tek tek alnından öpüyorum.

Bu benim memleketim işte.

FELAKETLERİ AŞKA DÖNÜŞTÜREN ANA YÜREKLİ ANADOLU

 

 

 

 

 



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz