Hatay Turizm ve Gastronomi Günleri etkinlikleri bu yılda bitti. İstanbul’da gerçekleşen etkinliği yerinde inceleme fırsatı bulamadım fakat hem oradan gelen bilgiler hem de verilere bakıldığında, Turizm’de sınıfta kaldığımızı, Gastronomi’de Künefe’den öteye geçemediğimizi gördüm.

Hatay tarihi ve kültürünü neden sürekli olarak Gastronomiye endekslediğimizi anlamaya çalışıyorum. Milattan öncesine kadar uzanan geniş bir tarih, inanç ve kültür turizmi dururken, insanlarımızı Gaziantep ile yarıştırmak nasıl bir bakış açısıyla yapılıyor anlamış değilim.

Evet, 26. Gastronomi şehri olabiliriz, ama bu bizim için paravan olmalı. Fakat biz, inatla ama inatla Gastronomiye indirgenmiş bir tanıtımdan öteye geçemiyoruz. Neden böyle oluyor? Biraz kendimizi sorgulayalım.

Gaziantep ile yemekte yarıştırmak yerine, neden tarihin gücünü kullanarak yarışmıyoruz?  Müzemize gelen ziyaretçilerin öncelikleri neler? Ya da yabancı turisti nasıl inanç turizminde kullanamıyoruz? İnanç turizmi diyip geçmeyin. Dünya’nın ilk kilisesi olarak lanse edilen ST. Pierre Kilisesi nasıl oluyor da adeta çürümeye bırakılıyor?

Titus Tüneli için on binlerce hikâye anlatılabilecekken, neden yabancı turisti veya yerli turisti sadece YEMEK ile sınırlandırıyoruz.  Daha birçok tarihi eserlerimiz varken…

Görünen o ki; Hatay Tarihi’nin önündeki en büyük engel Gastronomi.

Çünkü biz Gastronomi merkezli bir yapıyla, şehri tanıtmakla kendimize en büyük haksızlığımızı yapıyoruz. 3 semavi dinin birleştiği nadir kentlerden birindeyken, neden bunu pazarlayamıyoruz. Turizm şehrinde doğmuş biri olarak benim turizme bakış açım her zaman taşın suyunun bile reklamını yapmak olmuştur. Muğla’da aynen öyle yapılıyor. Ya da Antalya’da da. Ama biz hala her kış yağmur altında rezil olan bir Uzun Çarşı’yı bile pazarlayamıyoruz.

Eğer biraz bakış açımızı değiştirirsek, Hatay’ın tarih ve kültür turizmine dayalı geleceğinde Gastronomi’nin sadece bir araç olduğunu anlayabiliriz.

Gelelim Hatay Tanıtım Günlerine; Bu iş her şeyden önce Maltepe’de olmuyor. Önce bunu bilelim. Diğer bir husus ise lütfen ama lütfen tanıtım için tek yolun GÜN düzenlemek olmadığını anlayalım. Dünya’da televizyonların bile artık ikinci planda olduğu yeni bir anlayışta biz hala eski moda işlerle kendimizi yoruyoruz. Son olarak,  o meşhur yabancı kelime olan WORKSHOP yerine neden ATÖLYE kelimesini kullanmıyoruz anlamış değilim. Yerli ve milli olacaksak önce dilden başlayalım. Saygılarımla

 



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz