Çağımızın en önemli kavramlarından biri ekonomidir. Hem günlük yaşantımızı idame ettirmemiz hem de geleceğimize dair planlarımızı hayata geçirebilmemiz ancak uygun ekonomik koşulları sağlamamız ile mümkün olacaktır. Ekonomi, bir insan topluluğunun ya da bir ülkenin, yaşayabilmek için üretme ve bunları bölüşme biçimlerinin ve bu eylemlerden doğan ilişkilerinin bütünü olarak literatürde yerini almaktadır. Yani, ekonomik sıkıntılarla mücadelede ve ekonomik ilerlemelerde bireysel çabaların yanı sıra kurumların, kamu ve özel sektör teşebbüslerinin girişimleri ve birlikte hareket etmeleri kilit rol oynayacaktır.

Ülkemizin eğitim, sağlık, teknoloji, askeri, sosyal yaşam gibi tüm alanlarda ilerlemesi, huzurlu, mutlu ve daha güçlü yaşaması ekonomik sınırlarımızın gelişimine bağlıdır. Zira bu husus, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylemiş olduğu “Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir”  sözü ile en net şekilde açıklanmaktadır. Öyleyse Türk Milleti’nin ve Türk Devleti’nin bekasını daim kılacak ve ebediyete kadar bağımsızlığını koruyacak unsurlardan biri olan ekonomi, yine Gazi’nin “İstiklalin tamamiyeti ancak istiklal-i mali (ekonomik bağımsızlık) ile mümkündür” sözü ile belleklerimize kazınmalıdır.

Türk Devleti olarak hem içerde hem de sınır dışında terör örgütleri ile yapmakta olduğumuz mücadeleler, dünya devletlerinin bu haklı mücadelemize destek vermek yerine uygulamaya çalıştıkları ekonomik yaptırımlar, bir ülke için önemini belirttiğimiz ekonomimizi belirgin şekilde etkilemektedir. Ancak bilinmelidir ki, Türk Milleti haklı mücadelesine, her zaman olduğu gibi kararlılıkla ve asla yılmadan devam edecektir. Öyleyse yapılacak olan, ekonomide topyekün mücadele ve kararlı ilerleyiştir.

Elbette ki, ekonomi ile mücadelede devlet politikalarının yanı sıra yerel stratejiler ve yerel kurumların plan ve programları etkili çözüm olanakları sağlayacaktır. Bu hususta biz de üzerimize düşen payı tüm Hatay, yani kamu ve özel sektör kurumları olarak kabul etmeli ve ortak hareket planları ile bölgemizin gelişimine katkı sunmalıyız.

Yapılacak planlamada, Hatay’ın 15 ilçesi özelinde karakteristik durumlarına ve zenginliklerine göre bir yön çizilmelidir. Bu yönlendirmeyi doğrudan belirleyecek olan yerel yönetimlerimiz, yani belediyelerimizdir. Her ilçe belediyemiz, tarım, deniz turizmi, yayla turizmi, sanayi, gastronomi, şehircilik ve yatırım alanları hususlarında belirlemeler yapmalı, ilgili sivil toplum kuruluşları ve diğer kamu kurumları ile ortak eylem planları oluşturmalıdır. Yapılacak çalışmalar hangi alan ile ilgili ise o alanda uzman kişilerden oluşan teknik ekipler kurulmalıdır. Bu ekipler önce ar-ge çalışmaları ile fizibilite ortaya koymalı, yapılması planlanan ve kararlaştırılan projelerin ekonomik kaynak arayışında çözümler üretmelidir. Belediyelerimiz, ilçelerimize yapılacak tüm hizmetlerde ancak bu şekilde fonksiyonunu yani işlev ve görevini etkin bir şekilde yerine getirebileceklerdir.

Zira, kaynak girdisi açısından belediyelerimiz oldukça sıkıntılı günler geçirmektedir. Öyleyse önce doğru tespitlerle proje üretilmeli ve üretilen bu projelere kaynak sağlanmalıdır.

Tarihsel olarak da görmekteyiz ki, yerel yönetimler doğru, etkin, bilgili ve teknik olarak plan ve projelerle yönetilmediği zaman ülkemize ciddi manada ekonomik zararlar vermektedir.

Bu durum, görevi devralan her yeni belediye başkanımızın ilk icraat olarak kendinden önceki belediye borçlarını halka ilan etmesi ve yanlış ya da kötü niyetli kaynak kullanımı yapıldığını söylemesi ile ortaya çıkmaktadır. Öyleyse bilinmelidir ki, bir sonraki döneme de aynı durum tekrarlanacaktır.

Kaynakların etkin ve yerinde kullanılması açısından önerimin şudur;

Her belediye, yönetimde olacağı 5 yıllık süreç içerisinde yapmayı planladığı çalışmaların projelerini kamuya açıklamalıdır,

Bu projelere ayıracağı yaklaşık maliyetlerin ne olduğunu paylaşmalıdır,

Belediyeler bünyesine giren gelir bu projeleri finanse etmiyorsa, kaynak arayışı için hangi kurumlara başvuru yapılmış olduğu ya da yapılacağı bilgisi verilmelidir,

5 yıllık hizmet süresi, yıllık planlama ile ilerleme tabloları oluşturularak yapılacak çalışmalar şeffaf yönetim anlayışı ile halka açık hale getirilmelidir.

Böylelikle, belediyelerde kaynak kullanımı hem kontrol edilebilir hem de etkin kullanılır hale gelecektir.

Tüm bu hususların yani sıra, bu 5 yıllık hizmet sürecinde Hatay Büyükşehir Belediyesinin düzenleyeceği 1/5000’lik imar planı ve ilçe belediyelerimizin düzenleyeceği 1/1000’lik imar planları ile şehrimizin 25-30 yıllık geleceği belirlenecektir. Ekonomik olarak Hatay’ın kalkınması ve ilerlemesi, yapılacak olan bu imar düzenlemelerinde uygun yeni yatırım sahalarının açılması, turizm alanları ve yaylalarda yapılacak uygun revizyonlar ile mümkün olacaktır. Öyleyse tüm Hataylılar olarak yerinde ve doğru tespitleri yapmamız için belediyelerimizin şeffaf çalışmaları gerekmektedir.

Ayrıca kaynak kullanımında, geçtiğimiz bu zor dönemde belediyeler olarak boşa harcanacak her kuruşun devletimizin elini bir kat daha zayıflatacağı unutulmamalıdır.

Yönetimde görev paylaşımının yanlış yapılması ve yetki karmaşası ekonomik kaynakların da etkin kullanılmasına engel olacaktır. Bir örnekle açmamız gerekirse, bir işletme sahibi eğer her gittiği yere tüm müdürlerini ve şeflerini götürürse, o işletme faaliyete nasıl ve ne kadar doğru devam edebilir. Öyleyse teknik olarak görev paylaşımı doğru yapılmalıdır. Yani 5mt bordür taşı döşenmesi için tüm belediye kısım amirleri ve birlikte gezmeye değil, kendi sorumluluk alanlarına enerjilerini harcamaları gerektiği görülmelidir. 

Yazımızı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün veciz sözünden esinlenerek bitirelim;

“Kendinizi övme sözlerini bırakınız, gelecek için neler yapacağız onları söyleyiniz”.

 

Saygılarımla,

 

 



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz