Yerel yönetimlerin mutlak amacı, sınırları içerisinde yaşayan vatandaşların yaşam kalitelerini yükseltecek, günlük yaşamlarını kolaylaştıracak ve sosyal açıdan ihtiyaçlarını karşılayacak faaliyetler yapmaktır. Elbette bu faaliyetleri yerine getirebilmek için kaynak üretilmesi, planlama ve projelendirme yapılması, kurumlar arasında koordinasyonun sağlanması kaçınılmaz ön koşuldur.
İlçe belediyeleri ya da büyükşehir belediyeleri olsun, tüm belediyelerin kalbi imar ve fen işleridir. Sosyal belediyeciliğin gereği olarak her yaş grubundan vatandaşlarımıza yönelik sosyal aktiviteler, imar ve fen işlerinin yapacağı hizmetlere yönelik olarak artış gösterecek, imkan bolluk düzeyini arttıracaktır. Öyleyse yapılacak olan hizmetlerde öncelik sırasının oluşturulması, organizasyon şemalarının hazırlanmasının en net sonucu vereceği görülmelidir. Tabi tüm bunların yanı sıra kaynak oluşturulması ve kaynak kullanımının doğru yönlendirilmesi gerekmektedir. 
Genel bir bakış açısı ile yerinde tespit ve teşhis koyulması doğru bir yöntemdir. Ancak çözümler noktasında muhakkak ki etkin ve yetkin teknik ekiplerle projelendirmek üzere faaliyetler yapılmalıdır. Çünkü doğru fizibilite ve projelendirmeler yapılmadan hayata geçirilecek olan belediye faaliyetleri, kaynak ve zaman kullanımını yanlış değerlendirebilir. Yani nakit de vakit de milli servettir.
Bir örnek verelim öyleyse, asfalt…
Asfalt, yol, çukur, sanayi, araba tamiri, çamur, toz…
İnternetten bir kelimeyi arama yaptığımızda ilişkili kelimeler çıkar ya hani, sanırım bizim ilçelerimizde de bu kelimeler birbirine oldukça bağlantılı bir durumda. 
Daha da ilginci, vatandaş açısından taleplerde belki de ilk sıralarda yer almakta. Peki yapılmıyor mu? Elbette imkanlar dahilinde herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor. Yapılıyor da. 
Bence sıkıntı asfalt yapılmasında değil. Yapılan asfaltın korunamamasındadır.
Sağlıklı ve teknik açıdan uygun bir şekilde imalatı yapılan asfalt yolun ömrü 25-30 yıldır. Ancak önemli olan yapılan yolun mümkün olduğunca tahrip edilmemesidir.  Biz de ise, bir dönem yani beş yıllık süreçte aynı sokak aynı caddelerimizin iki hatta üç defa asfaltlandığı görülüyor. Bunun en temel nedeni kurumlar arasındaki iletişim eksikliği ve faaliyet programlarının paylaşılmaması, neticede birinin yaptığını diğerinin bozmasıdır.
Bu durumun en net çözümü, valilik ve kaymakamlıklar bünyesinde ilçeler özelinde oluşturulacak komisyonlar ile büyükşehir belediyesi, ilçe belediyeleri, Enerjisa, Aksagaz, Telekom, Hatsu kurumlarının 5 yıllık faaliyet raporlarını masaya koymaları ve ortak iş programları oluşturmalarıdır. Böylelikle hem büyük bir kaynak ve zaman israfı engellenebilir hem de yollarımızla ilgili kısır döngüden kurtulabiliriz. 
Kaynak kullanımı demişken…
Belediyelerimizin kaynak sıkıntıları tüm belediye başkanları tarafından dillendirilmektedir. Hatta zaman zaman belediyeler borçlarını ödeyebilmek için gayrimenkullerini satmaktadır. Özünde ne kadar acı bir durum aslında değil mi? Hizmet ve proje yapmak için değil, borçlarını ödeyebilmek için. Yani belediye gayrimenkullerini satacak ve borç ödeyecek. Peki daha sonraki borçta ne olacak. 
Öyleyse kaçınılmaz durum, belediyeler kaynak üretmek zorundadır. Aksi takdirde bir süre sonra faaliyet noktasında tamamen tıkanacaklardır.
Bir öneri…
Belediyelerimiz arsalarını satmasın. Ne mi yapsın? Kat karşılığı ihale yöntemi ile proje oluştursun. Bu şekilde belediyelerimiz daire sahibi olarak kira yolu ile sabit gelir elde etsin. Hatta sosyal belediyecilik gereği olarak da, sahibi olduğu daireleri rayiç fiyatlarının biraz daha altında önceliği şehit ve gazi yakınlarına tanıyacak şekilde kiraya versin. Olmaz mı? Böylece devletin malı borca karşılık gitmesin, belediyelerimize nakdi kaynak, vatandaşlarımıza da imkan olarak değerlendirilsin. Tüm bunlar hakkaniyet ve liyakat ile yapılsın tabii ki.
Kaynak kullanımı açısından bir öneri daha…
Tüm belediyelerimizin seçim dönemlerinde vaat ettikleri projeleri 5 yıllık görevleri süresinde ne zaman, hangi projelerle yapacağını, bu projelere dair yaklaşık maliyetlerin ne olduğunu ve bu kaynağı nereden sağlayacaklarını açıklamaları kaynak kullanımı açısından doğru hamlelerin yapılmasını sağlayacaktır. Hataylılar memleketini, yaşadığı şehri seven ve gelişmesi için elinden geleni yapan insanlardır. Muhakkak ki, bu şehirde yaşayan her kişi, her kurum açıklanan programa katkı sunacaktır.
Zira 5 yıllık görev sürecinde 10 tane yarıyıl vardır ve onda birlik görev süresi tamamlanmıştır. 
Bu bağlamda kaynak sağlanması açısından, Doğaka, Kırsal Kalkınma gibi ajanslara, Kentler ve Belediyeler Hibe Programına gibi hibe programlarına, bakanlıklara ve ilgili kurumlara kaç tane proje başvurusu yapılmıştır? Bu konularda ar-ge çalışmaları yapacak ekipler belediyelerimizde mevcut mudur?
Arsuz, Belen, Yayladağı, Samandağ, Dörtyol, Hassa ilçelerimizde köylerdeki tarım üreticilerimizin soğukhava depoları ihtiyaçları için, turizm alanları ve gençlere yönelik sporsal faaliyet alanlarının artırılması için proje ve kaynak girişimleri hangi aşamadadır?
Birçok ilçemizde hala yaşamın temel ihtiyacı olan hastane bulunmamaktadır. Bunlarla ilgili girişimler ve süreç nedir?
Konu çok, ihtiyaç çok, Hatay’ da yapılacak ve yapılması gerekenler de çoktur.
İşin özü, Hataylıların hak ettiği yaşama kavuşması için, el birliği ve istişare ile siyaset üstü oluşumların faaliyete başlaması ve tüm Hatay’ı gözeterek hakkını alması zamanıdır.
Tüm bunlar yapılırken unutulmaması gereken en önemli bakış açısı, vakit de nakit de milli servettir.
Yani, kaynak Devletin, imkan da Milletin olmalıdır. 

Saygılarımla,

Sıtkı Alper ÖZDEMİR
İnşaat Yüksek Mühendisi

Mail           / alp-belen@hotmail.com
İnstagram/ alper_ozdemirr
Facebook/ alper.ozdemir.564

 



Kategoriler

hasiltogel.xyz