Eğitim öğretim ile ilgili bilen bilmeyen konuşur.

Herkes her şeyi biliyor maalesef bizim toplumda ve maalesef en büyük sorunumuz da bu!

Keşke, diyorum bazen keşke her şeyi bilmese toplum bıraksa da işi ehli yapsa. Bıraksa da işin ehli konuşsa.

Devlet işinde bazı algılar var. İşin doğrusu ve doğru iş!

Ben 22. Yılımı bitirirken meslek hayatımda daima önceliğimi doğru işten yana kullandım.

Çünkü bulunduğum yani çalıştığım okulların durumu işin doğrusunu yapmakla doğru işi yapmak arasında bıraktı beni hep.

İşin doğrusu; kanunlar, mevzuatlar, yönetmelikler, genelgeler v.s. bunlara uyarsan başın ağrımaz idareciliğin harika olur.

Herkes sana ‘aferin’ der. Ama okulunda yapılması gerekli bir çok iş yapılamaz.

Çünkü ya kanuna ya yönetmeliklere ya mevzuatlara takılırsın ve ordaki öğrencilere vermen gereken hizmet aksar.

Doğru iş ise tüm bunlara çare bulmak ve kanuna aykırı olmadan öğrencilerin yararına yaptığın iştir.

Bunu kesinlikle okulun ekseriyetine yararlı olacak işler olarak düşünün!

Milli Eğitim Bakanımız işte tam da bunlardan bahsetti pazar günü bizlerle buluşmasında.

Ziya Öğretmenin içten konuşması samimi alkışlandı.

Binden fazla öğretmenin bulunduğu salonda kimse önceki “bakanlar gibi” demedi.

Ona herkes inanıyor.

Sınır köyünde 245 öğrencim var.

90 civarında Suriye’den gelen çocuklar da bizimle.

İlk ve ortaokulun birçok ihtiyacı oluyor.

Bunların birçoğunu mahalli imkânlarla çözüyorum.

Sayın Bakanın anlattıklarından sonra doğru iş yapmaya devam etmemiz gerektiğini bir kere daha anladık.

Kendisi de projelerini hayırseverlerle yürütüyor çoğu zaman.

Denebilir ki bakanlığın bütçesi arttırılabilir.

Evet bu olabilir.

Ama emin olun ne kadar arttırılırsa arttırılsın yine de taşın altına elini koyması gerekiyor vatandaşların.

Çünkü ülkemiz büyük bir ülke.

Ziya Öğretmen, eminim ki birçok idareci ve öğretmenin duygularını dile getirdi.

Şimdi sabırla ona destek olacağız.

Türkiye daha büyük olacak.

Tabi ki eğitimle büyük olacak.

Hiçbir ülke eğitimi hiçe sayarak büyüyemez.

Sayın Bakan sevdayla çalışıyor il il dolaşıp ilk ağızdan derdini anlatıyor.

Öğretmenin emeğinin karşılığını maddi olarak da alması gerektiğini de savunuyor, elbette imkânlar ölçüsünde.

Ziya Öğretmenimizin konuşması bana sınırın sıfır noktasında yeni bir moral oldu.

Valimiz Sayın Rahmi Doğan ve Hatay Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Kemal Karahan eğitim öğretim konusunda hassaslar.

Böylece daha ileriye gidecektir Hatay.

Son söz şunu belirteyim: Eğitim öğretim hizmetlerinde bulunan öğretmenlerin büyük ölçüde moralli olması gerekiyor.

Onları mutlu edin, çocuklarınız da mutlu olacaktır.



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz