Akıl ve düşünce insanın en güçlü yetisidir. Akıl, insanın şeyleri ve olguları çözümlenebilir kılar. Akıl, ontolojik bir kategori değil, işlevsel bir öznedir. Akıl biz insanlarabaşarılı ve mutlu olmanın yolunu gösterir.

Aklın muhtaç olduğu şey ilimdir, Hüccet’tir.

Aklını kullanmak zorunda olan insan;sonsuz bir oyunun içindedir veakıl oyunlarının egemen olduğu insanlık dünyasındasadece milyonlarca oyuncudan biridir.Aklı kullanmak her insanın birincil gayesidir.

Akıl bizi akılla ilgili kurallar oyununda başarılı kılabilir.

Akıllı insan için ilk kural, kendini bilmesi ve tanımasıdır.Akıllı bir varlık olduğunu idrak eden insan kendini bilir.İnsanı insan yapan şey aklını kullanabilmesidir.Akıllı bir varlık olarak insanın bu dünyadaki en önemli gayesi iyi bir ilim yolcusu olmaktır. Akıllı insan bu dünyada ve yaşamda, bilgiye ve bilgeliye ulaşmak için mücadele etmeli, delilleri bulabilmelidir. Akıllı insanın akılla, ilimle bağlantısının gayesidelilleri bulabilmektir.

Akılla, bilgiyle ve bilgelikle insan, kendine özgü bir canlı olmanın ötesine geçerek insan olmanın hazzını duyabilir.

Akıl, insan için zenginlik; ilimden yoksun olmak ve akılsızlık, ahmaklık ise yoksulluk, fakirliktir.

Akılsıza eş dost olmaktan sakın; sana fayda vermek isterken zararı dokunur.Akıllının dili gönlünün ötesindedir; akılsızın gönlüyse dilinin ötesinde.Akıllı gönlüne danışır, doğru bulduğunu söyler, akılsız diline geleni söyler, düşünmez bile…Akıllının gönlü, sırrının sandığıdır.

Aklı kullanmak bir yaşam kuralıdır. Akıl oyunu, yaşam kuralı içinde geçerli olan şeydir.

Akıl oyununda kuralları koyan da yaşamdır. Akıl oyununda düstur ilmi maldan hayırlı görmektir.

Akıllı bir insan bilir ki ilim bizi korur, bizse malı korursun. Akıl, ilim öğretmekle çoğalır.

Akılsız insan ilmin değil, malın zevâliyle zevâl bulup gider.Akıl ve İlim hâkimdir, malsa hüküm altındadır, mağluptur.

Akıllı insan, ilmi, bilimi ve dini ayakta tutan kişidir.Akıllı insan, Allah'ın nimetleriyle Allah’ın kullarına, Allah'ın delilleriyle Allah'ın dostlarına karşı üstünlük dâvâsına girmez.

Akıllı insan, dünyâ lezzetine sarılmaz hemencecik şehvetlere atılmaz.

Akıllı insan, mal mülk toplama hırsı ile bu dünyada zaman harcamaz.

Akıllı insan, yeryüzünde Allah için delil ve hüccet olan kişidir.

Akıl, yeryüzüne her zaman hâkim olan Allah’ın delilleri ile kıyam eden hüccetler sayesinde her zaman insanın ışığı, yol göstericisi olacaktır.
Akıllı insan için Allah yeryüzünü Hüccet’siz bırakmamıştır.

Akıl sahibi insan bilmelidir ki “şebabiyet” döneminde Hüccet; yeryüzünde halkı hidayet için Allah tarafından tayin olunan peygamber, vasiler, velilerdi. Zamanımızda yani “kemaliyet” döneminde ise Hüccet, insanların doğru yolu bulmaları için Allah’ın ortaya koyduğu delillerdir, ilimdir. Evet, hayatta en hakikî mürşit ilimdir.

Akıllı insan ilmi kendine mürşit edinen kişidir.

Akıllı bir insan olarak ilmi mürşit edinen insan Allah’ın koyduğu Hüccet’leri (delilleri) görebilir.

Akıllı insanlar olarak bizler, bu konuda ilim şehrinin kapısı olan, Hz. Emirü'l-Mü'minînAli aleyhisselam'ın Kumeyl bin Ziyad-ı Nehaî'ye buyurduğu meşhur hadise kulak verelim: “Allah'ım, evet; yeryüzü, Allah için delil ve hüccet olan, onun adına kaaim bulunan birisinden hâlî kalmaz; o, ilmi ve dîni ayakta tutar; ama meydanda olur, bilinir, tanınır yahut hikmete mebnî korkar görünür, gizlenir. Allah'ın hüccetlerinin, Allah'ın apaçık delillerinin batıl olmaması için hüküm budur, böyledir. Ama bu, niceye bir böyle sürür gider? Andolsun Allah'a ki onların sayıları azdır. Allah katında dereceleri pek büyüktür. Allah delillerini, onlara bezeyenlere ısmarlayıncaya, kendi benzerlerinin gönüllerine verinceye dek onlarla korur. Allah onların can gözlerini açar, bilgiyi onlara sunar; onlar da yakin ruhuyla kuvvetlenirler, güçlükleri kolay görürler, bilgisizlerin kaçındıkları, hoş görmedikleri şeyler hoş görünür onlara; canları yüceler yücesi olan yakınlık duraklarında olduğu halde bedenleriyle dünyâ ehlinden görünürler, onlarla görüşüp konuşurlar. İşte bunlardır Allah'ın halîfeleri, yarattığı yer yüzünde. Bunlardır halkı dînine çağıranlar. Âh, âh, ne de özlerim onları görmeyi. Ey Kumeyl, istersen dön, git artık.

Manevi anlamda da akıl insan için nimettir. Hepimiz biliyoruz ki, Allah (c.c) akıl sahibi olmayanları sorumlu tutmamış, onlardan kalemi kaldırmıştır. Ama akıl verdiği herkesi ise zerreden bile sorumlu tutmuştur.

Kuran'da, onlarca ayetin sonunda Yüce Allah (c.c) inananlara hitaben; “…hala akletmeyecek misiniz, hala düşünmeyecek misiniz?” şeklinde sorularla her iman ehlini düşünmeye dini tabirle tefekküre davet (emir) ediyor.

Unutmayın, akıl, insan için en büyük araçtır ve Hz. Ali Kerremallahu Veçhe’nin buyurduğu gibi “Akıllının gönlü, sırrının sandığıdır.” Akıllı insanın kendi aklından başka dayanağı yoktur.



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz