Ne zaman kalbinize  dokunan bir şarkı duyarsanız kesinlikle o şarkının bir hikayesi vardır. Hikayesini bilmediğimiz kaç şarkının içinde kaybolup,  kendimizden bir parça bulmuşluğumuz olmuştur öyle değil mi?

Şarkıların nedense hep ayrılık, kavuşamama, aşk acısı gibi durumlarda yazıldığı izlenimi verir ama hassas bir kalp için “acı” kavramı aşktan, sevgiliden ibaret değildir...

Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız 

O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız 

Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız 

Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız 

O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız 

Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı 

Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı

Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı 

Gittiler akşam olmadan ortalık karardı...

Ahmet Kaya’nın sesinden duymaya aşina olduğumuz yüreğimize dokunan şarkılarından bir tanesi

 ‘Mahur Beste’. Bu şarkı olsa olsa bir sevgiliye yazılmıştır diye düşünülebilir çünkü şarkı da  geçen ‘Müjgan’ bir sevgili ismi gibi görünürken aslında  eski dilde “kirpik”anlamına geliyor.Ve bu kirpik Atilla  İlhan’ın 6 Mayıs 1972’de üç fidan için Deniz, Yusuf ve Hüseyin için ağladığı kirpikleri...

Atilla İlhan gibi hassas bir Şairin kirpiklerinden kalemine düşen damlalar olmuştur  bu mısralar ve Şair kendi kendine gizlice ağlamayı adeta kelimelerde de gizleyerek gizli bir boyutta  bizlere anlatmıştır.Ahmet Kaya bile, besteleyip  şarkı haline getirdiği bu güzel şiirin hikayesini daha sonra öğrenir. Başta Ahmet Kaya ve bu hikayeyi öğrenen herkes için ‘Müjgan’la  ağlaşmak’ daha fazla anlam kazanır. Bazı hikayeler yarım kalır hep  ve bu hikayeler varoluş amaçlarına ulaşıp gelip geçerek tamamlanır. Hayatın basit kuralıdır bu aslında tamamlanmak için yarım kalmış hikayelere ihtiyaç vardır...



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz