Geçtiğimiz gün Hatay Valiliği önünde kendisini ateşe veren ve daha sonra tedavi sırasında kalp krizi geçiren Âdem Yarıcı hakkında çok fazla çarpık bilgi bulunuyor. Cesurca yaklaşılamayan elim bir olayın ardından ortaya atılan iddialar bir hayli rahatsız edici.

Öncelikle olay günü kendisini yakan Âdem Yarıcı’yı saniye saniye gören bir görgü tanığı bana Yarıcı’nın kendisini istemsiz bir şekilde bir anlık dalgınlıkla ateşe verdiğini söyledi. Hatta Yarıcı ile Özel Kalem Müdürü arasında epey bir konuşma geçmiş, Özel Kalem Müdürü ikna edebilmek için yoğun bir çaba harcamış ama nihayetinde adam öyle veya böyle kendini yakmış ve hastane yolunda da hakkın rahmetine kavuşmuş.

Bu süreçten sonra rahmetlinin arkasından ortaya atılan bir takım ciddi ithamlar var. Kimisi diyor ki; bu adam hap almazdı, eşini dövmezdi, gerçekten de aylardır işsiz ve bulanıma girmişti. Kimisi de diyor ki; bu adam hap kullanıyordu.

İşte buradaki çelişki bize olayın zaten işsizlikle başı belada olan Hükümetin olay daha büyük infial yaratmasın diyerek bir takım adımlar attığı kuşkusunu uyandırıyor. Bir haberde şahsın annesi “oğlum işsizlikten, parasızlıktan gitti” derken eşinin hiçbir demecinde “eşim bana şiddet uyguluyordu, hap kullanıyordu” gibi sözüne de rastlamıyor olmamız beni düşündürdü.

Ama enteresan bir şekilde siyasiler, rahmetlinin arkasından “Hap kullanıyordu” diyerek adeta bir kılıf yani bir farklı bir yönlendirme oluşturmanın peşinde gibiler gibi hissettim. Yani benim olaydan izlenimim bir şekilde gerçek saptırılmaya çalışılıyor. Evet, eşi rahmetlinin psikolojik sorunları olduğunu söylüyor, daha önce de denemelerde bulunduğunu söylüyor ama burada asıl mesele bazılarının söylemekten korktuğu şey yani; İşsizlik.

Eşinin konuşmasını bir uzmanın iyi analiz etmesinde yarar var. Kadın daha videonun ilk saniyelerinde ne söyleyeyim ki diyor? Hakikaten ne söylesin 2 dakikalık görüntüde devletimizden yardım bekliyoruz demekten öte bir şey yok. Yani kadın da ne diyeceğini ya ne demesi gerektiğini iyi bilmeden kameranın karşısına geçmiş. Ama annenin ve ablasının kamera karşısındaki konuşmalarına bakarsanız doğallığı görürsünüz. Yani bir yanda acıyı yaşayanlar, bir yanda acıyı yaşamasına bile izin verilmeyenler.

Son tahlilde, Âdem Yarıcı meselesi işsizlik faturasının ölünün arkasına havale edilmesinden ibaret. Bir ülke olarak Müslüman bir ülke olarak, ölenin arkasından da yalan konuşabiliyor, konuşturabiliyorsak, bizden hiç bir şey olmaz. Allah Rahmet eylesin.

 

 



Kategoriler

downloadfilmterbaru.xyz nomortogel.xyz malayporntube.xyz